Yetişkin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yetişkin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Şubat 2017 Cumartesi

THANATOS - LARISSA IONE

Tek yapabildiği Ölüm'e bakmaktı. Gerçekten, Ölüm tam karşısında duruyordu!..

Orjinal Adı : Lethal Rider
Yazar : Larissa  Ione
Tür :  Paranormal, Günümüz Aşk, Yetişkin
Sayfa : 506
Yayın evi : Arunas Yayıncılık
Çeviri : Gül Melis Taze
Seri : 
1 : Ares
2 : Limos
3 : Thanatos
4 : Raseph
****
Herkese Merhaba 😊
Uzun, gerçekten uzun bir aradan sonra yeniden bir şeyler yazmaya çalışmak tuhaf hissettiriyor. Bir araya getiremediğim kelimeler, saçma sapan yerlerden bana sırıtıyor sanki.  Tüm çabalarımı Kuzey Işıkları blogunun tatlı sahibesine borçluyum. Minnak tehdidi bir hayli işe yaradı :D Umarım devamını da getirebilirim. ^^

Mahşerin Dört Atlısı serisinin bir kitabı daha bitti ve ben resmen çığlık attım. Neden bu kadar az nedennnn... Nasıl biterrr...(bu arada sayfa sayısına dikkat!) Alıştığımın aksine ek bölüm de yoktu zaten. 
Neden yok. -_-
Okurken gözümde canlanan savaş sahneleri (Ah o sahneler.. Reaver abi sen neler yaptın yaa).. Her biri soluksuzca izlenen film etkisi bıraktı bende. Hala da çıkabilmiş değilim. 
Resmen okurken şekilden şekle girdim. Hem satırları su gibi içip hem de bitirmemeye çalışmak çok zordu. Efsaneye fazla ara vermeden okumuş olsamda (Çünkü 'Limos' tam yerinde bitmişti *_* )  yorum bu güne kısmetmiş. (Kaç sene sonra yazdığım önemli mi ki? 😇 )
Evet 'Ölüm' beklenenden fazlasıydı, hemde ölümcül bir fazlalık. *_* Yakışıklı, etkileyici ve sert görüntüsünün altında sakladığı yumuşacık bir kalp olan Thanatos'u tanımadan, hikayesine ortak olmadan daha fazla duramazdım. Evet az önce diğer adı 'Ölüm' olan, atlıların en korkutucusundan, Thanatos'tan bahsettim. Tüm şiddeti, öldürme arzusu hayatının kadınını tanıyıncaya kadardı. Regan!.. 
Than, tam 9 ay cehennem köpeğinin uyuşturucu etkisiyle yattıktan ve sınırsızca alışveriş kanalları izleyerek milyonlarca 10 kg bal 100 tl ( :P ) kampanyasını kaçırdıktan sonra, Hades abimizin de yardımıyla Ares'in evinden kaçar. İşte şimdi intikam vaktidir. Hem kendini oyuna getirerek bekaretini(!) alan ve mührünü riske sokarak kıyametin yaklaşmasını hızlandıran kadından, hem de onu aylarca yatağa mahkum eden en yakınlarından, kardeşlerinden.. 
Ölüm tüm şiddet ve azametiyle geri dönüyor!. 
Kapak böyle olmalıymış.. *_*  Dövmeyi görmeliydik :/
Hani ne kadar öfkelenmiş olsanız da sevdiklerinize dayanamazsınız, ya da intikamı erteleyerek kendinizi tatmin edersiniz ya, İşte Thanatos'da tam olarak bunu yaptı. Regan'ı bulup evine, Grönland'a geri getirdikten sonra içindeki intikam alma dürtüsüyle savaşırken, bir yandan da binlerce yıldır hayali olan şeyin, babalık duygusunun kollarına doğru çekilerek içindeki öfkeyi ve intikamı erteledi. 
Salgın'da bu sırada tabi ki boş durmuyordu. Başarabildiği her yönden saldırdı ve bebeği ele geçirmeye çalıştı. Salgın'ın, kıyametin gelmesi üzerine ettiği vaatler yüzünden Than'a en güvendikleri bile ihanet etti. (ahh ihanet edenlerin ortaya çıktığı kısımlar da içim burkulmuştu )
 Öte yandan Aegis'ın karışan kafası da ayrı bir dert... 
Kısacası, acaba ne olacak diyerekten bir bölüm, bir bölüm daha.. Bitmesi bir iki gün sürmedi sanırım. (Evet kötü bir alışkanlığımı ifşa etmiş oldum. Regan'ın OKB si gibi benımde BS hastalığım var. Bölüm Sonunu görmeden kitabı bırakamıyorum -_- )  Ve inanılmaz etkilendim. Bilmiyorum okuyan herkes benle aynı fikir de mi yoksa bana mı özgü. Neyse, her şeyi ile mükemmel olan bir kitabı bitirmiş olmanın burukluğu içime oturmuş bir şekilde yazımı sonlandırayım bari.
Serinin bir sonraki kitabı ben meraktan çatlayıp Azagoth'un önünden geçemeden önce geldi ama henüz okuyamadım 😢 
Ha unutmadan ekleyeyim. Evet çevirmen değişikliği başlarda biraz belli oldu. Yanı sıra birçok harf ya yanlış basılmış ya da eksikti ama hikayenin güzelliği ve konunu çekiciliği bunları görünmez kıldı :) 
Raseph'i okumak için sabırsızım 😍
Herkese Keyifli Günler ^^

Puanım:




12 Ekim 2015 Pazartesi

KARANLIKTA - LAURA KAYE - (Hearts in Darkness - 1 )


Orjinal Adı : Hearts in Darkness
Yazar : Laura Kaye
Sayfa : 160
Yayın evi : Novella Yayınları
Çeviri : Güneş Demirel
Tür : Aşk, Macera, Yetişkin
Seri ; 
1 - Karanlıkta
2 - Love in the Ligh

*****
Bu kısacık ama bir o kadar vurucu etkiye sahip olan kitabı çok sevdim. Hikayenin, iki karakterin bakış açısını da bizlere sunması çok hoş. Böylece 'karanlıkta' kalan bir kısım olmadı gözümde. 
Kitaplara giriş cümlesi olarak Shakespeare'in sözü konulunca ilk sayfadan kitap benim biriciğim oluveriyor :D Ama bu kitap; o kadarla kalmayan, birkaç saati anlatmış olsa da bizde harika hisler uyandıran ve son sayfayı okurken mutlu bir sırıtış, 'keşke bitmeseydi' ya da ' ikinci ne zaman çıkacak ki??' gibi sitemleri de ardında bırakmış olabilir. ^^
" Aşk gözlerle değil zihinle görür; bu yüzden kanatlı Aşk Tanrısı kördür. "  
Tutku dolu bir asansör macerasına var mısınız?
Makenna bir yandan asansöre yetişmeye, öte yandan da telefonunu ve ardında sürüklediği çantalarını toparlamaya çalışırken kapıyı onun için tutan adamın yüzüne hiç bakamadı. Onun hakkında aklında kalan tek şey kolundaki ejderha dövmesiydi. 
Caden ise gördüğü ilk anda dağılmış olan saçlarına ellerini daldırmak istedi ama Makkenna ya ait aklında kalan tek özelliği kızıl saçlarıydı.
 Asansör hareket etti ve bir anda her şey karardı. 
İki yabancı, birbirini hiç görmemiş iki insan ve birlikte geçirecekleri, ne kadar süreceğini bilemedikleri karanlık saatler. 
Caden korkularını makenna sayesinde yenecek. Makenna ise Caden'ın yanında kimsenin yanında hissetmediği kadar muhteşem hissedecektir. Daha önce kimseyle rahatça konuşamadıkları kusurlarını, korkularını ve anılarını, karanlık her şeyin üzerini örterken rahatça konuşabilecekler ve birbirine hiç olmadığı, hiç kimseyle olamadıkları kadar yakın hissedeceklerdir. 
Peki ışıklar yandığında ve yaşadıkları onca şeyden sonra birbirlerini ilk kez gördüklerinde geriye bunlardan hangisi kalacaktır? 

Puanım;


9 Temmuz 2015 Perşembe

AŞKA SON BİR ŞANS - MARİE FORCE (The McCarthys of Gansett Island 3)


 Orjinal Adı : Ready For Love
Yazar : Marie Force
Sayfa : 336
Yayın evi : Novella Yayınları
Çeviri : Nilgün Birgül
Tür : Günümüz Aşk
Seri Sıralaması : 
3 - Aşka Son Bir Şans
4 - Aşka Tutunan Kalpler
*****
Owen gitarının tellerine dokunmaya devam etse de, şarkı söylemeyi kesti. O Luke Harris miydi? Bir kızla? Buraya son geldiğinden beri balık kavağa mı çıkmıştı?
Marinanın sessiz ve sakin bireyi Luke, gençlik aşkı Sydney in geçirdiği kazada, eşi ve çocuklarını kaybettikten sonra adaya döndüğünü biliyordu. Eskiden hep yaptığı gibi yine teknesini koya çekerek gizlice onu verandasında izler ama bilmediği şey Sydney'nin onu ilk andan beri fark etmiş olmasıdır. 
İkisi arasında yılar önce bitmiş olması gereken şeyler tekrar alevlenirken Sydney'nin atlatmaya çalıştığı trajik olaylarla da baş etmeleri gerekecektir. 
"Bileğin nasıl?"
 "İlaç verilene kadar feci ağrıyordu."
 "Ben sana bakarım," dedi, burnunu boynuna sokarak. "Bana ihtiyacın olduğu sürece yanında olacağım." Luke onu saran kollarını biraz daha sıktı. "İyileşmesinin kırk ya da elli yıl süreceğini söylüyorlar."
Öte yandan adada düğün telaşı vardır. Joe ve Janey'in düğünü tüm McCarthys ailesini bir araya toplayacaktır.
 Ummadık anda gelişen olaylar ve dördüncü kitabın habercisi, devamını merakla beklediğimiz konular. Bir bütün olarak harika bir kitap ve mükemmel bir seri. Ben kendi adıma çok sevdim diyebilirim ^^ 
Yeni yıla Marie Force kitabıyla girdim ve tüm sene okuyacağım demiştim. Gerçek oluyor sanırım *_* Dördüncü kitap elimde ve ben başlamak için sabırsızım. (:
Herkese Keyifli Günler.. ^^

Puanım:



12 Ocak 2015 Pazartesi

ZEHİR USTASI - MARİA V. SNYDER ( Study 1 )

"Onu izlerken aklımdan tek sözcük geçiyordu: Güzel. Hamlelerinde karışık bir dans performansının hızı ve ritmi vardı. Rakibi ise yeni doğmuş bir sıpa gibi görünüyor; sanki ilk kez ayaklarının üzerinde duruyormuş gibi kollarını ve bacaklarını sallıyordu.."
Orjinal Adı : Poison Study
Yazar : Maria V. Snyder
Sayfa : 372
Yayın evi : Dex Yayıncılık
Çeviri : Deniz Başkaya
Tür : Fantastik, Yetişkin
Seri Sıralaması : 
1 - Zehir Ustası
2 - Büyü Ustası
3 - Ateş Ustası
*****
Kendilerini Şu yazımda görebileceğiniz gibi, Yine hediye bir kitap + kupamm *_* (Beleşçi mi?.. ee şey.. benn.. :P )
Yeni bir seriye başlıyor olmanın haklı gururunu taşıdığım ve kitaptan ölümüne etkilendiğim gariban yazıma başlıyorum. 
 Kitabı çok sevdim. Onca övüldükten sonra harika bir kitapla karşılaşacağımı biliyordum. Yine de şaşırttı diyebilirim. Öncelikle kurgusu ve konular çok farklıydı. İlk sayfalarda adapte olmaya çalışırken biraz bocaladım ama dediğim gibi, bu ilk sayfalar için geçerliydi :D 
İxia döneminde işlediği bir cinayetle zindanlara çürümeye terk edilmiş Yelena, İdama gittiğini zannederken kendini komutanın çeşnici başı olarak bulur ve hayli zorlu bir eğitimden geçer. Kaçmaması için komutanı yardımcısı ve zehir konularında uzman adamı Velek, Yelena'ya kelebek tozu adında bir zehir içirir. Bu sayede her sabah panzehir almak için orada olmak zorundadır. Yoksa akıl almaz derece de acılar çekerek ölecektir. 
" Hızlı bir ölüm mü isterdin, yoksa yavaş yavaş öldüren bir zehir mi içerdin? "
Velek'ten aldığı eğitimlerle giderek ustalaşan Yelena, komutanın güvenini kazanarak yanından ayrılmaz bir adamı olur.
Komutan Brazel ise oğlunu öldüren Yelena'dan intikam almak istiyordur. En ufak fırsatı bile değerlendirmeye çalışsada, Yelena artık komutanın koruması altındadır. Büyünün sözünün dahi yasak olduğu yönetimde birtakım güçler iş başındadır. Kim olduklarını, amaçlarını ve hedefte kimin veya neyin olduğunu öğrenmek için türlü sıkıntılar ve akıl almaz olaylarla karşı karşıya kalacaklardır. 
 Harika bir kurgu ve farklı bir konuydu. Büyücüler benim için yeni bir olay.  Fantastiğe düşkün olsamda bunun büyücüleri de kapsadığı pek söylenemezdi. Hiç büyü ve büyücüleri kapsayan kitaplarla ilgili tavsiye almamış yada imkan bulamamıştım ama ne diyebilirim ki çok sevdim. :)
Sırada serinin ikinci kitabı var ve alınacaklar listemde başı çekenlerden sayılır. ^^
Herkese Keyifli Günler!

Puanım : 



24 Kasım 2014 Pazartesi

MİLYONLUK GÜNAHKAR DÜET - C. L. PARKER

  " Meğer doğruymuş: Aşkı aramayı bıraktığımızda o bize gelirmiş. Ve kalbimizi tutsak edip altüst etmeyi beceren kişi de genelde hiç beklemediğimiz kişi olurmuş."
 Orjinal Adı : A Million Guilty Pleasures
Yazar : C. L. Parker
Sayfa : 288
Yayın Evi : Novella Yayınları
Çeviri : Ilgın Yıldız
Tür : Yetişkin, Aşk
Seri Sıralaması :
Milyonluk Günahkar Düet #2
*****
Milyonluk Kirli Sır'ı hızlı okumama rağmen ikincide beni yavaşlatan bir duygu karmaşası vardı. Yazarın ilk kitapta hissettirdiği hikaye azalmış gibiydi. Bilemiyorum. :/ Sanki karakterlerin aşk anlayışları sadece seksten ibaret gibiydi. Yada hissettikleri duyguları anlatmak için başka bir yol bilmiyorlar gibi.. Tamam kitabın türü gereği bunu fazla görmemeliyim ama ne bileyim. Farklı veya eksik gelen bir şeyler vardı bana göre. Neyse.. 
" Unutma: Çamurdan ve balçıktan kırmızı çiçek filizlenir. Ay'a uzanmak için her şeyin üstesinden gelir."
Noah, Lanie'yi terk edip gittikten sonra, ne kadar uzak kalmaya çalışmış olsa da aralarındaki çekim karşı konulmazdır. Lanie'nin annesi mucizevi bir şekilde donör listesinde ilk sıralara gelerek kalp ameliyatı olduğunda bu işte kimin parmağı olduğunu fazla aşikar sanırım.  
 Noah Crawford!.. 
 Tutkulu bir kavuşmanın ardından, Lanie annesiyle ilgilenmek için onlarla birlikte kasabaya dönmeye karar verir ve ayrılık yine kaçınılmazdır. Aradan geçen birkaç haftada, Noah daha fazla dayanamaz ve bir gece ansızın Lanie ummadığı bir teklif yapar.
Öte yanda kırmızı lotusta gözü olan David , Noah'ın arkasından çevirdiği işlere tam gaz devam ederken buna Lanie'yi dahil etmeye çalışır ve olaylar bir hayli karışır. 
Sevimli!! Sanırım eksik bir tabir oluyor ama bu kitaptaki karakterler esprili kişilikleriyle bana çok sevimli geliyor. Bu alışılmışın dışında ve fazlasıyla çekici ^^
 Seri hoş bir tasarıma ve harika bir finale sahip. Kütüphanem de olduğu için mutluyum. 
Herkese keyifli günler. (:

Puanım:




11 Kasım 2014 Salı

BAŞTAN ÇIKARMA SEANSLARI - GINA L. MAXWELL

"Her dövüşçü, eğer rakibinden daha büyük bir kalbi varsa, avantaj onda olmasa bile kazanabilir."
 Orjinal Adı : Seducing Cinderella
Yazar : Gina L. Maxwell
Sayfa : 272
Yayın evi : Novella Yayınları
Çeviri : Şebnem Özcan
Tür : Aşk, Yetişkin
*****
Lucie Miller, kendi halinde bir terpisttir. Hastalarıyla yakından ilgilendiği düzenli bir hayatı ve umutsuzca aşık olup itiraf edemediği yakışıklı bir doktor arkadaşı vardır. 
 Bir gün, kliniğe yaralı bir boksörün gelişiyle bir anda her şey değişir. Yaptığı iş gereğince hayli kaslı bir vucudu ve kadınların aklını alan yakışıklılığı olan bu kişi, tabi ki yabancı biri değildir. Hatta çok yakından tanıdığı biri, abisinin arkadaşı ve Lucie'nin çocukluk aşkıdır. 
Omuzundaki sakatlık yüzünden çaresiz olan Reid Andrews, ikisi içinde cazip bir anlaşma sunar. Lucie gerekli olan fizik tedaviyi kendisine uygulayıp onu kısa sürede maça hazırlayacak,  Reid'de ona, aşık olduğu adamı baştan çıkartıp, kendisine nasıl aşık etmesi gerektiğini öğretecektir. Fakat hesaba katılmamış tek şey, ikisi arsındaki karşı konulmaz çekim olacaktır.
"Bir erkeğin bu kadar farklı şeyleri içinde barındırması nasıl mümkün olabiliyordu? Dövüşçü, imaj yenileme uzmanı, kişisel baştan çıkarma uzmanı, sanatçı ve şimdide şair. 
Bir kadının, bunun gibi bir kombinasyon karşısında hiç şansı yoktu.."
Gerçekten çok eğlenceliydi. Kitaba yapıştım ve elimden bırakasım yok. Çok çabuk bitti. :'(
 İnsanın zihninde tatlı bir his bırakan masalsı bir finalle hemde ^^ 
Herkese Keyifli Günler (:

 Puanım:





19 Ekim 2014 Pazar

ÇİRKİNİN AŞIĞI - ELIZABETH HOYT

"Senden beklenenleri yapmak daha kolay bir yol olabilir ama bu, aynı zamanda doğru yol olduğu anlamına gelmez..."
   Orjinal Adı : The Raven Prince
Yazar : Elizabeth Hoyt
Sayfa : 383
Yayın evi : Pegasus Yayın Evi
Çeviri : Fulya Gümüşpala Teke
Tür : Tarihi Aşk, Roman, Yetişkin
Seri : 
1 - Çirkinin Aşığı
2 - Kalbimi Sana Verdim
3 - Bir Aşk Masalı
3,5 - Buz Prenses
*****
 Uzun, gerçekten uzun süredir beklettiğim bir kitap. Çıktığı an kapağına aşık olmuş, konusunda kendimi kaybetmiştim. Ama minimum iki yada üç senedir bekletiyorum.(Bunun için kendime çok pis kızgınım -_- ) Kitabı okuma hevesim kaçmasın diye hakkındaki hiçbir yorum ve eleştiriyi okumadım. Her kusuru ve mükemmelliği kendim tatmalıyım dedim. 
Birlikte okuyalım diyerek sevgili *_* Kütüphanemden Kitap Manzaraları vesile oldu ve okuduk ve bayıldım ve hayran kaldım ve inanılmaz sevdim ve ve... *_* Uzar gider :)
Nitekim bu yüzden çirkinin kız olduğunu düşünecek kadar klişe bir şekilde başladım kitaba ve Oops! alışılmışın dışında bir Kont Edward ile karşı karşıyaydım. *_* Okuyanların söylediği gibi defalarca gözden geçirilip, tekrar okunacak bir eser..
Anna Wren, yıllar önce ölen eşinin ardından, geçim sıkıntılarını atlatmaya çalışan bir genç kadındır. Para kazanabilmek için başvurduğu her işten eli boş doner. Bir gün çarpıştığı bir kahya, onun daha önce hiçbir kadının yapmadığı bir işe başlamasına vesile olur.
Artık huysuz ve çekilmez bir adam olan Beşinci Swartingham Kontu Edward De Raaf'ın sekreteridir. İkili arasındaki karşı konulmaz çekim ve tutku Anna'yı akıl almaz bir işe sürükler. 
Dönen entrikalar ve oynanan oyunlara rağmen büyüyen aşk..
Gerçekten soluksuz okunacak bir eser. 
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve ben devamı için sabırsızım.
Son olarak küçük bir itirafta bulunmalıyım sanırım :/ 
Bölüm başlarına konmuş olan 'Kuzgun Prens' hikayesını tek seferde okudum. :( O kadar çekiciydi ki dayanamadım *_*
Herkese Keyifli Günler ^^

Puanım :



28 Eylül 2014 Pazar

MEFİSTO'nun ÖPÜCÜĞÜ - TRINITY FEAGEN

" Hepsinin gözleri öldükten sonra değişmişti ama Eryx'inki gibi değil. 
Gözler ruhun aynasıydı ve onunkiler Cehennem'in en derin çukurundan bile karanlıktı..."
Orjinal Adı : The Mephisto Covenant : The Mephisto Kiss
Yazar : Trinity Feagen
Sayfa : 377
Yayın evi : Dex Yayıncılık
Çeviri : Melis Özben
Tür :  Paranormal, Günümüz Aşk, Yetişkin, Fantastik
*****
Sevdiğim kitaplara yorum yazamamak berbat bir şey!
 Yazayım diye başına oturduğum her an, ardımda tertemiz bir sayfa bırakarak kapatıyorum pc'yi. -_- 
İşte Mefisto'nun Öpücüğü'de onlardan biri. Elime aldım ve bi baktım ki bitmiş. Ama yazmaya sira gelince...
Şeytanın bacağını kırdığım bir ana denk gelerek, yarışmadan kazandığım Mefisto'yu okuyalı uzun süre olsa da, serinin heyecanı insanı hemen sarıyor...   
Aslında Mefisto'nun öpücüğü de bana hediye geldi. Şu yazımda görebileceğiniz gibi biricik Kitap Tutkusundan <3 
Neysem, yazamıyorum derken bile konuyu dağıtmakta üzerime yok :P O yüzden fazla uzatmayayım..
Amerikan Başkanının sevgili biricik kızı, Kızıl Kriz adında bir terör örgütü tarafından kaçırılır. Herkesin böyle düşünmesi sağlansa da, olayın arkasında tabi ki Eryx vardir.
 Amacı başkanı tehdit ederek kendi safına çekmek ve ruhuna sahip olmaktır. İnsan iradesine karışma izni olmayan Mefistolar bu durum karşısında elleri bağlı kalamazlar. Çünkü Başkanın kızı, yani Jordan bir Anabo'dur. 
Eryx olayın farkına varmadan kızı kurtarmak zorundadırlar. Lucifer'in yerine göz dikebilecek kadar büyük oynayan Eryx'le hiçbir şey kolay olmayacaktır. 
 Milyonda bir ihtimalle Anabo'sunu bulmuş olan Key içinse hayat daha zor olur. Jordan'ı kurtarmanın yanı sıra, ona kendini kabul ettirebilmesi de gerekmektedir.
Heyecanın hiç düşmediği harika bir kitaptı.
Dex Yayınlarının beni duymasını ümit ederek, serinin devamı dört gözle beklediğimi belirtmek isterim. 
Hemen çıksın nolurr..
Puanım :




12 Eylül 2014 Cuma

MİLYONLUK KİRLİ SIR - C. L. PARKER

“Şartlar çok basit,” dedi. “Sen bana aitsin ve seninle istediğimi yaparım.”

Orijinal İsim : A Million Dirty Secrets
Yazar : C. L. Parker
Yayın Evi : Novella Yayınları
Çeviri : Ilgın Yıldız
Sayfa Sayısı : 368
Tür : Günümüz Aşk, Yetişkin
****
Hayatımda bu kadar sinir bir kitap okumadım sanırım.
Bittiğinde kafamı sağa sola vurmak ve yayın evinden devamını dilenmek arası gidip geldim. :P 
Evet, ağır denebilecek derecede +18 sahneler var ama neye bakarsan onu görürsün derler. O sahnelerden sıyrılıp konuya odaklanınca harika bir hikaye karşınıza çıkıyor diyebilirim. 
Delaine, günden güne kötüleşen annesi ve onunla birlikte eriyen babasını kurtarabilmek, yani ameliyat parasını bulabilmek için yapabileceği en büyük fedakarlığı yaptı ve vücudunu satılığa çıkardı. Evet, arkadaşı Dez sayesinde bulduğu bir yeraltı satıcısı Delaine yi büyük bir açık arttırmaya soktu ve olabilecek en yüksek fiyatla onu, iki yıllık seks kölesi olarak sattı.
Onu karanlık odalardan birinde bekleyen açık arttırmanın galibi ise; yakışıklı, karizmatik, seksi, kızların peşinde koştuğu, zengin ve bir o kadar sert, acımasız, mahkeme duvarı kılıklı, gülmez eğlenmez... Evet kasetin bozulma sesi tam da burada :P Öncesinde okuduğum bir kaç Ceo lu ve belki onlarca sayılabilecek, zengin erkek fakir kız kitabında ki tüm karakterler ahanda aynen böyleydi. Ta ki Noah la karşılaşıncaya dek. Abi sen nasıl bir espri anlayışına sahipsin ya O.o  Tüm tabuları yıktı :D

"Telefonumu cebime koyup boş boş etrafa bakmayı sürdürdüm. Annemin hayaleti henüz ortaya çıkıp kafama bir tane patlatmamıştı. Babamın hayaleti ise, bir şişe Cuervo’yu boşa harcadığım için beni azarlamamış, kendime çekidüzen verip budalanın teki gibi davranmayı kesmemi söylememişti. Muhteşem bir aydınlanma yaşamamış veya ne yapacağıma dair bir karara varamamıştım. Sonuç olarak bu günü ve akşamı boşa harcamıştım."

İtiraf etmeliyim ki, kitabın yarısına kadar tam anlamıyla araftaydım. Sevdim mi sevmedim mi bilemezken konuya kendimi kaptırdıktan sonra ne ara bu ikili arasındaki ilişki özel bir şeylere dönüştü, ne ara kitap bitti bilmiyorum. Hevesle çevirdiğim sayfanın sonrasında gördüğüm koca boşluğun yarattığı akustik etkiye sahip 'Aaaaaaaaa' larımla baş başa kaldım :P İkinci kitabın bir an önce çıkmasını ümit etmekten başka bir şey gelmiyor elden ne yapalım :/
Keyifli okumalar (:
Puanım:




5 Temmuz 2014 Cumartesi

BENİM İÇİN ÖL - AMY PLUM


Ve sonra, kafamda ağır ağır şu iki kelime canlandı: Ben seninim!..


Kitabın Adı : Benim İçin Öl
Orijinal Adı : Die For Me
Yazar : Amy Plum
Serinin Adı : Revenants
Seri Kitap Numarası : 1
Yayıncı : Akılçelen Kitaplar
Çevirmen: Esra Çakıruylası
Tür : Paranormal, Genç Yetişkin, Romantik
Yayın Tarihi : Ocak 2012
Sayfa Sayısı : 351

***
Yine konuya balıklama dalma hakkımı kullanıyorum.Arka kapak yazısı yazmak tarzım değil ne yapabilirim :/
 Başlarda bana fena halde klasik tarz gençlik kitapları hatırlattığını söylemeliyim. Yabancı bir yere taşınmak zorunda kalmış, kendi halinde bakımsız, kitap ve sanat düşkünü, ergen olsa da yaşından fazlasıyla olgun davranan genç bir kız ve inanılmaz derece de yakışıklı ulaşılmaz bir çocuk.. (fantastik tarafı anladınız sanırım :P) 
 Hatta itiraf edeyim tahmin bile yürüttüm. Simdi kitap Paranormal ya, kız çocuğa aşık olacak, oda 'nayır aşkımız imkansız birlikte olamayız' tarzı bir şeyler söyleyecek, kız da kendini iyice harap edip aşk acısıyla kavrulacak falan filan dedim.
 Ops!!  Hiçbiri tutmadı. 
Öncelikle çok farklı bir kurgusu vardı. Fantastik karakterlerin hastası olan bana, yeni bir tür kazandırdı diyebilirim. Var olan bir türe yeni bir boyut kazandırmış ta olabilir, her neyse. 
Katie, anne ve babasını bir kazada kaybetmiş genç bir kızdır. Ablasıyla birlikte Fransa'da yaşayan babaanne ve dedelerinin yanına taşınırlar. Georgia, ne kadar aktif ve dışa dönük ise Katie'de tam tersidir. Georgia, ailesinin ölümünü geceleri dışarıda, yeni arkadaşlar  ve farklı mekanlarla unutmaya çalışırken, Katie ise girdiği depresyon yüzünden günden güne kötüleşir. Bir gün Georgia'nın sözünü dinlemeye karar verir ve tek dostu olan kitaplarını alarak, çıkıp dışarılarda bir yerler de, bir kafe de okumaya karar verir. Öyle de yapar. Gittiği kafenin ücra bir köşesinde, kahvesini yudumlayıp kitabına dalmak üzereyken tahmin edin kimle göz göze gelir. Evet, esas oğlanımız Vincent, göz kamaştırıcı yakışıklılığı ile tabiri caizse Katie'yi çarpar.. Klasik bir ilk görüşte aşk senaryosu diyebilirsiniz ama olay devamında patlak veriyor tabi ki. 
Bir gece yürüyüşe çıkan Katie ve Georgia'nın tesadüfen tanık oldukları şeyler sayesinde işler karışır. Gördüklerini anlamak için zeki kızımız Katie, ufak bir ajanlık girişiminde bulunur ve kendini bilmediği bir dünya ve farklı bir maceranın içinde bulur. Kurtarılan hayatlar ve iyilik adına feda edilen canlar.. Devamında gelişen olayların sizi sarıp, içine çekeceğine eminim. 
 Yerine getirmek zorunda olduğum sorumluluklar yüzünden sürekli okuyamasam da hiç 'nerede kalmıştım' dedirtmeyen bir kitaptı. Akıcı bir yazım+çeviriye sahipti. Sondan başlamasıyla ünlü biri olarak şunu da eklemeliyim ki kapağa bayıldım ^^ tek yadırgadığım kısım her şeyin aşırı hızlı gelişmiş olmasıydı sanırım. Belki kitabı sevdiğim için de bana kısa gelmiş olabilir, her neyse..
 Ve son olarak Fransa'nın tek sevdiğim yanı Peugot otomobilleri olmasına rağmen, bu kitap tüm ön yargılarımı yıkmış olabilir. 
İkinci kitap için sabırsızım ^^
 
Puanım: 


17 Şubat 2014 Pazartesi

LİMOS - LARISSA IONE

"Şu an acı çektiğini düşünüyorsun değil mi? Ölene kadar bekle sadece. 
Ruh, bedenden daha narindir."



Kitap Adı: Limos 
Yazar: Larissa Ione
Tür: Paranormal, Aşk hikayesi, Yetişkin
Sayfa: 476
Yayın Evi: Arunas
Çeviri: Burcu Çelik
Orjinal Adı: Immortal Rider
Seri: Mahşerin Dört Atlısı
1 - Ares
2 - Limos
3 - Thanatos
4 - Raseph

***

Arka kapak yazısı yazmak gibi bir alışkanlık edinemediğim için ben direk konuya giriyorum. Ares'i önceki sene, tabiri caizse çıkar çıkmaz alıp soluksuz okumuştum. Sabırsızlıkla beklediğim ikinci kitap olan Limos'u da çıktığı an almış ama bir türlü okuma fırsatı bulamamıştım. Demek ki bu güne, yine bir okuma etkinliği çerçevesinde Kütüphanemden Kitap Manzaraları ve Kitap Tutkusu ile birlikte okumak kısmetmiş. (onların yorumları için isimlere tıklamanız yeterli ^^ )
Her satırından keyif aldığım, heyecanlandığım, endişelendiğim ve karakterlerin arasına karıştığım bir kitaptı...

Arik hayatının hatasını Limos'u öperek yapmıştı. Suratına yediği sert yumruktan sonra, henüz toparlanmaya vakit bulamamışken ortaya çıkan eller tarafından Sheul'e, cehennemin işkence odalarına çekilmişti. Ona göre basit olan bu öpücük birilerini, Limos'un nişanlısı Satan'ı çok kızdırmıştı. Ama Satan, harekete geçmek için anahtar sözcükleri duymak zorundaydı. Bu da işkencelerin her geçen gün daha da katlanarak artması demekti. Peki yapılan onca işkencenin sonucunda Arik onlara istedikleri şeyi söyleyecek mi?
Şehvet ve yalanlarla büyütülmüş olan Limos, alıştığı yaşamı Arik için değiştirip yalanlarından vazgeçecek mi? Salgın, kırılan mührünün ardından tam gaz kıyameti getirme çabasındayken, onu engellemek için birleşen R-XR, Aegis ve Atlılar bir yol bulabilecekler mi? Öte yandan, Thanatos'un mührü için kurulan planlar ne sonuçlar doğuracak?... 
Size buna benzer binlerce soru işareti yazabilirim ama cevapları için üzgünüm. Sanırım okuyarak kendiniz bulmalısınız. :) Ama şu kadarını söyleyebilirim ki her satırından keyif aldığım, heyecanlandığım, endişelendiğim ve karakterlerin arasına karıştığım bir kitaptı. Savaş sahneleri, çekilen acılar çok iyi yansıtılmıştı ve kitabın finalinde Ares'te olduğu gibi ek bir bölüm vardı. Bu da merakımızı iyice arttırıp bizi 3. kitaba yönlendiriyor diyebilirim. Çünkü sayfayı hevesle çevirdiğimde ve karşıma çıkan koca boşluğu gördüğümde hissettiğim hayal kırıklığı tarif edilemezdi. :/ 
Puanım: