Kargo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kargo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2015 Perşembe

YÜREĞE SÖZ GEÇMİYOR - JULIA QUINN ( The Bridgertons #1 )

 Orjinal Adı : Duke and I
Yazar : Julia Quinn
Sayfa : 367
Yayın evi : Epsilon
Çeviri : Eda Özelmas
Tür : Historical, Roman, Aşk
Seri :
 1 - Yüreğe Söz Geçmiyor
2 - En Çok Beni Sev
3 - Son Söz Aşkın
4 - Rüyalar Gerçek Olsa
5 - Sonsuz Sevgilerimle
6 - Sana Muhtacım
7 - Öpüşünde Saklı
8 - Biz Evleniyoruz

*****
Uzun zaman sonra ilk kez bir kitabı günlerce süründürmeden bitirebilmiş olmanın mutluluğuyla klavyeye sarıldım. Ertelemeden, kitabın ateşi hala içimde yanarken hemen yazayım dedim. Seri bana çokça sevgili dostum, kardeşim saydığım iki insandan doğum günü hediyesi olarak geldi.  Kitap Tutkusu ve Kütüphanemden Kitap Manzaraları'ndan... ♥ 
Evet yanlış okumadınız. O.o Bir, iki kitap değil, tüm seriyi almışlar bana *_* Yanında başka şeyler, farklı kitaplarda vardı tabi ama hepsini kendime sakladım. Gollum misali sarıp sarmaladım kıymetlilerimi. Kimselere göstermedim. Hediyelerim, kitaplarım bana günler öncesinden geldi. Bende tam doğum günü gecemde serinin ilk kitabına başlamak istedim. *_* ve başladım da ^^
Lafı fazla uzatmadan konuya geçeyim bari;
Hastings Dükü uzun yıllar çocuk hasretiyle yanıp tutuştuktan sonra bir erkek evlat sahibi olur. Düke göre oğlu, soyunun gerektirdiği gibi kusursuz olmalıdır. Onu en iyi şekilde yetiştirecek ve unvanına, Basset ailesine yakışır bir veliaht olacaktır. Doğumda annesini kaybetmiş olan Simon içinse durum daha farklıdır. Dört yaşına girmesine rağmen tek kelime etmiyordur. Dük oğlunu azarlayarak ve hakaret ederek konuşturmaya çalışsa da Simon kekelemekten öteye gidemez. Bunun üzerine Dük oğlunu terk ederek uzaklara gider. 
Simon büyüdükçe babasına olan nefreti artar ve her geçen gün hırslanarak kendini kanıtlamak için daha çok geliştirir. Babasının istediği evlat modelinin tam tersi olmak için elinden geleni yapar. 

" Nefret hissi vücuduna dolup, gözlerinden taşarken, kendi kendine bir yemin etti.
Madem ki babasının arzu ettiği gibi bir oğul olamamıştı, o halde onun istemediği gibi bir evlat olacaktı. "  

Yıllar sonra yaşlı Dük hayata gözlerini yumduğunda Hastings Dükü unvanını Simona devretmiştir. Babasının bu çok önem verdiği unvanı kendisiyle birlikte yok etmeye, soyunu devam ettirmemeye kararlı olan Simon'ın aklındaki en son şey aşık olmak ve evlenmektir. Londra'ya geldiği gece katıldığı baloda karşılaştığı kişi ise tüm planlarını altüst edecek ve onu nefretten arındırıp aşkın kollarına çekecektir..

****
Çoğu yönden eksik gibi gelen bir yorum olduğunun farkındayim ama Ne kadar evirip çevirsem de daha fazla şey yazamıyorum. Sanki tüm önemli yerleri anlatacak ve gizemini bozacakmışım gibi hissediyorum. Seriyi çok sevdim. bana anlatılan, methedilen kadar varmış. Bridgertons ailesinin dünyasına kaldığım yerden devam etmek için sabırsızım (:
Herkese Keyifli Günler ^^

 Puanım:



2 Mart 2015 Pazartesi

Kargo Günlüklerim! (Dikkat!! Kitap olacak kadar uzun! )

Yine güzel bir gün ve PTT kargonun inanılmaz hızı sayesinde kavuştuğum, mutluluktan öldürecek kıvamda olan kargom.. O gün, bir kısım millet kar tatili sevinci yaşarken, diğer kısımda kar çilesiyle cebelleşirkene, ben mi? Bende, bana gelen harika kargonun tadını çıkartıyordum tabi ki.  ^^
Yazmak için bir hayli bekledim. >_< Anca fırsat buldum sayılır. Malumunuz harika! bir grip salgını var. E gelmişken bizim aileye uğramadan gidemezdi. :V Tarafınca çokça seviliriz de (:
Neyse efenim konuya dönecek olursam, tabi ki kargom, yani aramızda artık geleneksel bir olay halini almak üzere olan hediyeleşmemiz tabi ki Kütüphanemden Kitap Manzaraları'ndan başkasıyla değildi. ♡
Eve geldiğimde kapının önünde beni bekleyen koca kutuyla(gerçekten kocamandı *_*) karşılaşınca üzerine nasıl atladım, nasıl içeri, odama çekip açmaya başladım bilemiyorum. Ağzım kulaklarımla birleşmiş, hatta halay başı olmuş gibiydi. Kargo geleceğini biliyordum ama içerik konusunda birileri bana hayli ketum davrandı. Meraktan çatlatma noktasına getirip yinede söylemedi -_- 
Ama şekilde görüldüğü üzere öğrendim. Ama bu seferde mutluluktan ölebilirim *_* :'(
Kutuyu açarken içine bir sıralama vs. koymamıştı (hiç bana çekmemiiş :V ) Bende direk olarak kitaplara daldım ve onlardan başladım. Kitaplar!!.. Hiçk!! diyerek nefessiz kalmak, tarifi mümkün olmayan hisler duymak.. Her birine ayrı ayrı sarıldım diyebilirim. (Tam bu kısımda minnak bir itiraf. Bir kaç kitabı yüzsüzlük ederek ben istemiş olabilirim. >_< )
 Neyse konuya dönüyorum. İlk olarak kutunun üzerinden bana bakan Lider ile karşılaştım. [Serinin blogumdaki tek yorumlanmış kitabı olan Tuzak için Tık Tık! ] Ahh bu seri benim en sevdiklerim de liderliğe oynuyor. *_* Serimi tamamlamam için son iki kitabım kalmıştı ve ben yüzsüzlük ettim. ): Kütüphanemden Kitap Manzaraları sipariş verecekken ortak oldum. :( İçimde kırıntılarına rastlansa da itiraf ediyorum pişman değilim.. :V
Benim İçin Öl [ilk kitabın yorumu için Tık Tık! ] serisinin bende eksik olan ikinci kitabı ve novellası, son kitabı daha önce Nadir Kitaptan sipariş etmiştim ve böylece serim tamamlandı. Yine bir serim tamamlandı sözü ve yine bir yüzsüzlük portresi olabilir ama çaktırmamaya çalışıyorum :V
Sonraki bu kitaplar ise -biri hariç- sürprizdi *_* 
O 'biri' tabi ki Sherlock'tu. Kütüphanemden Kitap Manzaraları ile bütünleşmiş birkaç seriden sadece biri ve başlamam için teşvik primi niyetine ilk kitabı hediye etti *_* (Kapak rengine bayıldığımı söylemişmiydim *_* )
İtiraf etmeliyim Judith'in okumak istediğim birçok kitabı varken ben hiç başlamadım sayılabilir. Ve Sonsuza Kadar sürecek beraberliğimize bu kitapla başlayacağım *_*
Candace Camp ise KKM'nın sevdiği bir yazardı ve bende çok merak ediyordum. İlk fırsatta okuyacağım kitaplardan biri *_*
 Güllerin Fısıltısı ve Şeytanın Dansçısı, ismen bilip sulanmama rağmen listemin azcık gerilerinde kalmış kitaplardı. Yani hayallerde buluşacaktık-ki bir anda kavuştuk *_* ee ne derler dağ dağa kavuşmaz kitap bana kavuşur *_*
Ve son olarak yukarıdaki resimlerin hiçbirinde olmayan muhteşem kitabımm!!. Ölümcül Oyuncaklar - Gölge Avcısının El Kitabı'mm. Evet resimlerde yok. Çünkü görür görmez saldırdım ve karıştırmaya başladım. O kadar harika ki, tasarımı ve ilgi çekici içeriğiyle.. Resimleri çekerken de karıştırmaya devam ettiğim için tamamen aklımdan çıkmış ve onu koymayı unutmuşum -_- Tamamını okumak için sabırsızlanıyorum *_*
Kitapları kısaca anlattığıma göre, sıra kargodaki diğer can alıcı şeylere geldi demektir *_* 
Bağrıma basaraktan ayrılmayı reddettiğim oyalı yazmamm, KKM'nın biricik annesinden. Sana sürprizi var deyip duruyordu ama görünce çok mutlu oldum ve oyasına, el emeğine düşüncesine hayran oldumm.[Hönkürerek ağlamak istedim :'( ] ellerinden öpesim geldi. Tamam belki elle sınırlı kalmaz birkaç ta yanaktan öpücük çalardım, ama ne yapabilirim? Çok güzel değilmi? ♡_♡
El emeği demişken, bir başka el emeğinden bahsedeyim. Bu da KKM'nın kendi el emeği. *_* Yirim o elleri benn.. 3:) Kitap kılıfımmm *_* Bu günlerde kitap kapakları ailemin yüreğinin kaldırabileceğinden fazlası oldu. Kılıfım sayesinde her kitabı rahatça okuyabilcemm ki benn *_* Ön yüzünü göstermek isterdim ama maalesef. Çünkü çok özell ve kıymetli şeyler işlenmiş *_* Ucu kalpli ayracına ise ayrı öldüm *_*
Tam bir çaykolik olan bendeniz için harika poşet çaylar ve desenine vurulduğum nostaljik demlik kupam *_*
Son olarak ayraçlarımm ve minnak mafi defterimm. Üzerinde ayda oturan kedicikler varr *_* Tabi ki kullanmaya kıyamıycam.. *_* ♡_♡

*****
Yine çok konuştum ama daha az cümleyle anlatılacak bir kargo değildi. İçeriği bir yana, benim için taşıdığı anlamı ve içlerine gizlenmiş minnak notları, KKM'nın yazdığı mesajımsı mektubumm.. Her biri o kadar kıymetli ki.. Saatlerce anlatabilirim. *_* 

Tamam, gözünüz korkmasın çünkü burada kesiyorum. Kendi içimde mutlu olmaya devam edeyimm. ^^
Herkese Benden Çayy
Pardon Keyifli Günler :D



12 Ocak 2015 Pazartesi

ZEHİR USTASI - MARİA V. SNYDER ( Study 1 )

"Onu izlerken aklımdan tek sözcük geçiyordu: Güzel. Hamlelerinde karışık bir dans performansının hızı ve ritmi vardı. Rakibi ise yeni doğmuş bir sıpa gibi görünüyor; sanki ilk kez ayaklarının üzerinde duruyormuş gibi kollarını ve bacaklarını sallıyordu.."
Orjinal Adı : Poison Study
Yazar : Maria V. Snyder
Sayfa : 372
Yayın evi : Dex Yayıncılık
Çeviri : Deniz Başkaya
Tür : Fantastik, Yetişkin
Seri Sıralaması : 
1 - Zehir Ustası
2 - Büyü Ustası
3 - Ateş Ustası
*****
Kendilerini Şu yazımda görebileceğiniz gibi, Yine hediye bir kitap + kupamm *_* (Beleşçi mi?.. ee şey.. benn.. :P )
Yeni bir seriye başlıyor olmanın haklı gururunu taşıdığım ve kitaptan ölümüne etkilendiğim gariban yazıma başlıyorum. 
 Kitabı çok sevdim. Onca övüldükten sonra harika bir kitapla karşılaşacağımı biliyordum. Yine de şaşırttı diyebilirim. Öncelikle kurgusu ve konular çok farklıydı. İlk sayfalarda adapte olmaya çalışırken biraz bocaladım ama dediğim gibi, bu ilk sayfalar için geçerliydi :D 
İxia döneminde işlediği bir cinayetle zindanlara çürümeye terk edilmiş Yelena, İdama gittiğini zannederken kendini komutanın çeşnici başı olarak bulur ve hayli zorlu bir eğitimden geçer. Kaçmaması için komutanı yardımcısı ve zehir konularında uzman adamı Velek, Yelena'ya kelebek tozu adında bir zehir içirir. Bu sayede her sabah panzehir almak için orada olmak zorundadır. Yoksa akıl almaz derece de acılar çekerek ölecektir. 
" Hızlı bir ölüm mü isterdin, yoksa yavaş yavaş öldüren bir zehir mi içerdin? "
Velek'ten aldığı eğitimlerle giderek ustalaşan Yelena, komutanın güvenini kazanarak yanından ayrılmaz bir adamı olur.
Komutan Brazel ise oğlunu öldüren Yelena'dan intikam almak istiyordur. En ufak fırsatı bile değerlendirmeye çalışsada, Yelena artık komutanın koruması altındadır. Büyünün sözünün dahi yasak olduğu yönetimde birtakım güçler iş başındadır. Kim olduklarını, amaçlarını ve hedefte kimin veya neyin olduğunu öğrenmek için türlü sıkıntılar ve akıl almaz olaylarla karşı karşıya kalacaklardır. 
 Harika bir kurgu ve farklı bir konuydu. Büyücüler benim için yeni bir olay.  Fantastiğe düşkün olsamda bunun büyücüleri de kapsadığı pek söylenemezdi. Hiç büyü ve büyücüleri kapsayan kitaplarla ilgili tavsiye almamış yada imkan bulamamıştım ama ne diyebilirim ki çok sevdim. :)
Sırada serinin ikinci kitabı var ve alınacaklar listemde başı çekenlerden sayılır. ^^
Herkese Keyifli Günler!

Puanım : 



20 Ağustos 2014 Çarşamba

KARGOM GELMİŞ!! *_*

Evet yine kıytırık cümlelerimin ardı ardına dizildiği bir yazıya başlıyorum.
Yapamam deyip yaptıklarım, en azından yapmaya çalıştıklarım sıralamasında  'yazı yazmak' başı çekiyor sanırım. :P
bana göndermeyi düşündüğü bir kargo söz konusuydu. Göndercem deyip deyip içindekileri bir sır gibi sakladıkça, ben meraktan çatlama rekoruna bir yenisini ekliyordum... 
Ve beklenen kargoma nihayet kavuştum. 
Ama ama o nasıl bir  kargo ki içine Dünyayı alabilmiş. *_* 
Paketi kedilerim Sasa ve Gazoz'la birlikte açtık. Sasa ağırabi misali kıyıdan seyretse de, gazoz epey hevesli karıştırdı.
Evet, burada da kendisini suç üstünde görebilirsiniz. :)
Gazozla birlikte karşılaştığımız güzel hediyelerden bahsedeyim biraz da. Öncelikle Kütüphanemden Kitap Manzaraları tarafından yazılmış sayfalarca olan mektubum vardi *_* (evet mektup. Bizler hala eski çağlarda yasayan mutlu insanlarız..) Gerçi kendisine birazcık baskı uygulayarak, illede destan!! tarzı cümlelere maruz bırakmış olabilirim ama no problem. Söz, bir daha ki mektubuna karışmıycam :D 
Kutunun en üstünde abur cubur ve çikolatalar vardi ki sasa feci sevindi. Hemen bir paketi kırışıp yedik. ^^
Kutunun içinden ağzımın suyunu ırmak edip, su sorunu çözecek (biliyorum iğrencim) kitaplar çıktı.
 Hemen bakalımm.
'Sır Muhafızı' Kütüphanemden Kitap Manzaraları ve Kitap Tutkusu'nun biricik arkadaşı benimde uzaktan göz kırptığım değerli insan Pudra Tozu'ndanmış. Kitaba bayıldımmm. *_*
Zehir Ustası -feci merak ettiğim Velek'in kitabısı- ve Seninle'yi Kütüphanemden Kitap Manzaraları eklemiş. 
Ve tabi ki Tutkunun Güzel Yüzü -esas sürpriz. Ben almayı planlarken içine doğmuş sanırım- ile Mefistonun Öpücüğü ( -_- ) Kitap Tutkusundan. ^_^ 
Hepsi bir içim su gibi, Çok güzeller. *_* (imza: Kitap sapığı ben :D )
  Pandalı kupa bardağım, Winchester çorabım, minik Edirne bebeğim, mavi kalemlerim, sevimli çıkartmalarım ve İstanbul temalı not defterim.. Hele o köşede tam çıkmamış olan siyah kaleme öldüm *_*
Tahmin edersiniz ki Kedili bardağımla olan bağım bir başka. 
Pandalı çorabı giyebileceğimi ise sanmıyorum. Çok şirin bea. Nasıl kıyarım. 
Tatlı çay tabakım vee mavi anahtarlığım.. Hemde otobüs biçimindee. Hepsi çok çok güzeller. 
Teşekkür amaçlı hunharca sarılmak isterdim *_*
 Ve ve tabi ki unutmadan, Kütüphanemden Kitap Manzaraları seçimi benim muhtaşemm telefon kılıflarımm. 
Evet. yine mavi :D
Son olarak kutudan çıkan, kalp krizi sebebi ayraçlarımm. 
Kitap okumak tarih oldu *_* Onlara bakmaktan nasıl okuycam ben -_-
  Bitti!
Daha ne olsun dediğinizi duyar gibiyim.. 
Mesela kutuya kendilerini koyup gönderselerdi ne kadar süper olurdu. Gıkım çıkmazdı ^^
Herkese keyifli günler dileyip ben kargomla mutlu olmaya gidiyorum. :)