Epsilon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Epsilon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2015 Perşembe

YÜREĞE SÖZ GEÇMİYOR - JULIA QUINN ( The Bridgertons #1 )

 Orjinal Adı : Duke and I
Yazar : Julia Quinn
Sayfa : 367
Yayın evi : Epsilon
Çeviri : Eda Özelmas
Tür : Historical, Roman, Aşk
Seri :
 1 - Yüreğe Söz Geçmiyor
2 - En Çok Beni Sev
3 - Son Söz Aşkın
4 - Rüyalar Gerçek Olsa
5 - Sonsuz Sevgilerimle
6 - Sana Muhtacım
7 - Öpüşünde Saklı
8 - Biz Evleniyoruz

*****
Uzun zaman sonra ilk kez bir kitabı günlerce süründürmeden bitirebilmiş olmanın mutluluğuyla klavyeye sarıldım. Ertelemeden, kitabın ateşi hala içimde yanarken hemen yazayım dedim. Seri bana çokça sevgili dostum, kardeşim saydığım iki insandan doğum günü hediyesi olarak geldi.  Kitap Tutkusu ve Kütüphanemden Kitap Manzaraları'ndan... ♥ 
Evet yanlış okumadınız. O.o Bir, iki kitap değil, tüm seriyi almışlar bana *_* Yanında başka şeyler, farklı kitaplarda vardı tabi ama hepsini kendime sakladım. Gollum misali sarıp sarmaladım kıymetlilerimi. Kimselere göstermedim. Hediyelerim, kitaplarım bana günler öncesinden geldi. Bende tam doğum günü gecemde serinin ilk kitabına başlamak istedim. *_* ve başladım da ^^
Lafı fazla uzatmadan konuya geçeyim bari;
Hastings Dükü uzun yıllar çocuk hasretiyle yanıp tutuştuktan sonra bir erkek evlat sahibi olur. Düke göre oğlu, soyunun gerektirdiği gibi kusursuz olmalıdır. Onu en iyi şekilde yetiştirecek ve unvanına, Basset ailesine yakışır bir veliaht olacaktır. Doğumda annesini kaybetmiş olan Simon içinse durum daha farklıdır. Dört yaşına girmesine rağmen tek kelime etmiyordur. Dük oğlunu azarlayarak ve hakaret ederek konuşturmaya çalışsa da Simon kekelemekten öteye gidemez. Bunun üzerine Dük oğlunu terk ederek uzaklara gider. 
Simon büyüdükçe babasına olan nefreti artar ve her geçen gün hırslanarak kendini kanıtlamak için daha çok geliştirir. Babasının istediği evlat modelinin tam tersi olmak için elinden geleni yapar. 

" Nefret hissi vücuduna dolup, gözlerinden taşarken, kendi kendine bir yemin etti.
Madem ki babasının arzu ettiği gibi bir oğul olamamıştı, o halde onun istemediği gibi bir evlat olacaktı. "  

Yıllar sonra yaşlı Dük hayata gözlerini yumduğunda Hastings Dükü unvanını Simona devretmiştir. Babasının bu çok önem verdiği unvanı kendisiyle birlikte yok etmeye, soyunu devam ettirmemeye kararlı olan Simon'ın aklındaki en son şey aşık olmak ve evlenmektir. Londra'ya geldiği gece katıldığı baloda karşılaştığı kişi ise tüm planlarını altüst edecek ve onu nefretten arındırıp aşkın kollarına çekecektir..

****
Çoğu yönden eksik gibi gelen bir yorum olduğunun farkındayim ama Ne kadar evirip çevirsem de daha fazla şey yazamıyorum. Sanki tüm önemli yerleri anlatacak ve gizemini bozacakmışım gibi hissediyorum. Seriyi çok sevdim. bana anlatılan, methedilen kadar varmış. Bridgertons ailesinin dünyasına kaldığım yerden devam etmek için sabırsızım (:
Herkese Keyifli Günler ^^

 Puanım:



16 Nisan 2015 Perşembe

SINIRI AŞACAKSIN - CINDY GERARD

 Tufan.
Son zamanlarda hayatının hikayesi.
Lanet olasıca hayatının neredeyse tamamının hikayesi.
Orjinal Adı : Over The Line
Yazar : Cindy Gerard
Sayfa : 333
Yayın evi : Epsilon Yayıncılık
Çeviri : Selim Yeniçeri
Tür : Günümüz Aşk
*****
Jess ordudan ayrıldıktan sonra kendini öldürebilmek için her türlü kötü işi yapmış, büyük dövüşlerde para alarak rakibinden ölesiye dayak yemiş olsa bile hala hayattadır. Ringde her zaman uysal ve kendine hakimdir. Ta ki o kendini beğenmiş kas yığını, onun asker oluşuyla ilgili saçma dokundurmalar da bulununcaya kadar. Sonraki saniye kaybetmek zorunda olduğu dövüşteki rakibini yere sermesiyle işler karışmıştır. Ver ardından ise işten kovulmuştur. Askerdeyken kaybettiği işitme yüzdesi sayesinde adam gibi bir iş bulamaması kadar kötü olur, bulduğu işinden kovulması.
 Eski komutanı olan Nolan Garrett ve ona aylar önce yaptığı teklif aklına geldiğinde şansını denemek ister ve birkaç saat sonra West Palm Beach'e giden uçağın içindedir. No, onu beklediğinden daha iyi karşılar. Güvenlik şirketi olan bu yerde bir işi vardır artık ve önüne konan dosyayla da kardeşler tarafından kabul edildiğini anlamıştır. Koruması gereken bir Rock yıldızı vardır. Onun sadece koruması değil yanından ayrılmayacak gölgesi olacaktır. Ama ne Janey beklediği gibi biridir ne de iş umduğu gibi olacaktır.
Jess, şımarık, kibirli ve kendini beğenmiş bir ünlü ile başetmek onunla bar bar gezerek çıkardığı sorunlarla uğraşmak zorunda kalacağını zannederken bambaşka biriyle karşılaşır. Onca şaşaaya rağmen kendinden emin güçlü ve masum biriyle.. Ve Janey in başı tam da onun koruması altındayken derde girer. 
Janey in hayranlarından biri işin dozunu kaçırarak ve Janey i neredeyse öldürecekken yakalanmış ve hapse girmiştir. Onun hapisten çıkmış olması haberi Janey i çok etkiler. Üst üste gelen talihsiz olaylarla çıkmış olduğu turne iyice zorlaşır. Jess onu korumaya çalışırken aralarında olanlardan kaçamaz, çünkü Janey in görmezden gelinemeyecek bir güzelliği ve çekiciliği vardır. Janey de de durum farksızdır. Jess in o bebek görüntüsünün altında yatan şeyler onu sarar ve ikisi arasında olmaması gereken bir zamanda olmaması gereken bir çekim yaşanır. 

"Güzel araba." Janey kaputa yaklaştı.Elini metalik gümüş gövdede kaydırırken, "Harika bir rengi var," diye ekledi.
"Altmışbeş model Mustang (*_*) Bir klasik."

Şu kısımda öldüm, beni Mustang in tekerlekleri arasına gömdüler desem?.. *_* Süt mavisi arabanla bana gel.. diyerek kitabı sapıttırıp noktayı koyuyorum. 
Aslında bu kitabı Kütüphanemden Kitap Manzaraları'na almıştım. Genelde, hatta daha önce hiç birine aldığım kitabı okumadım. Bu benim kötü bir huyum sayılırdı ve kurmak için harika bir fırsattı. Düşünüyorum da eğer KKM daha önce bu kitabı okumamış olsaydı ben okumazdım sanırım. >_<  Yani bazı şeyler değişmiyor.
Uzun bir sure ara verdikten ve hangi kitabi okuyacağım karasızlığından sonra kitaba aşkla sarıldım resmen. Okudum çok sevdim ve pişman değilim. Kitabın çok güzel olmasının yani sıra KKM'nin kitabını okuyor olmanın tadı da bir başkaydı hani. 3:)
Daha sık yapmalıyımm..
Herkese Keyifli Günler.. ^^

Puanım:




30 Mart 2015 Pazartesi

13. BURSA KİTAP Ve EĞİTİM FUARI (Tüyap )

   14-22 Mart!.
 Tüm sene bu tarihleri sayıkladım diyebilirim. Listeler yaptım ve birilerinin! başının etindeki lezzeti tattım...  

Bu sene durdum durdum ve tam da fuar öncesi işe girdim. (Evet orijinal, hakiki ev kızı modundan çıkıp iş hayatına atıldım :P ) Oysa fuar için ne hayallerim vardı. Hafta içi, ilk günler gidecek sona kalmayacaktım. Bu sayede istediğim kitabı da almış olacaktım. (Daha ne alacaksam :v ) Ama ne oldu? Tabi ki geçen yıl gibi yine son güne kaldım. ( Koca bir alkış.) Son günde de ne zorluklarla gittim. Pazar günü de çalışmak zorundaydım (Amanın ne gizemli bir iş O.o) ve ben birkaç saatcik zar zor izin koparabildim. Neyse karamsar havamı bir kenara bırakıp neticeye bakayım. 
Gittim ve gözünün yaşına bakmadan, aylar öncesinden biriktirmeye başladığım paramı hunharca harcadım. (Çocukluğumdan beri ilk kez kumbara tuttum. :P çok eğlenceliydi eheh Hele açılış anı merkez bankasını sollardı. Havai fişekler, ışık gösterileri.. vs.. vs.. vs.. :V  ) 

Tüm istediklerimi tabi ki alamadım. >_<  Bizim sokaklar birazcık dar. Tır falan yanaşamaz diye gözüm yemedi. :/ Yinede bazılarına göre bir çuval dolusu kitapla sokaklarda görülmüş olabilirim.
 Eve mutlu ve ağzım kulaklarımda döndüm ya o yeter ^^ 
Tüm yayın evlerine uğrayamadım :/ ama uğradıklarımdan da eli boş çıkmadım. *_* Aldıklarıma geçmeden önce indirimlerden (indiremeyenlerden) bahsetmek gerekirse; Pegasus için çok hevesliydim. Uzun zamandır Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer serisinin peşindeyim. Dedim belki bu kez, hazır kumbaramda doluyken alırım ama yok anacım. İndirim olsa da fuar öncesi tüm internet sitelerini elek etmiş bendenize yeterli gelmedi. Okuoku'da 50 tl ye alabilecekken orada 58 vermek ve teee Bursa'nın öteki ucundan, önce işe oradan da eve sürüklemek yemedi. Kargocu abiler beni özlemişti zaten ^^ Neyse indiremeyenler dedim ama Pegasusla sınırlı kalcam sanırım. Bir tek o dokunmuş bana. :P

Martı Yayınlarının görevlileri ve indirimleri süperdi. Bir daldım ve baktım şu meşhur çuvalımı tutuşturmuşlar elime :D 
Ne mi aldım? Bende var olan Çöküş ve Yükseliş'in başlangıç kitaplarını ve ilkini Kütüphanemden Kitap Manzaraları'nın yollamış olduğu Sherlock'un renkli diğer iki kitabını aldım. 

Böylece serilerim tamamlanmış ve bende çuvalımla fuar alanında belirmiş oldum.


 (Martı Yayınlarından başka bir şey daha aldım ama söyleyemem o sır. :D Birileri! meraktan çatlıyor! kıh kıh kıh :D ^^ ) Unutmadan eklemek istediğim bir şey var. 2 Nolu salondaki Martı Yayınları görevlisi arkadaşlara Hayat Yayınlarını sormuştuk ve yerini tarif edip, bizden arkadaşlarına selam götürmemizi istemişlerdi. Şey, utanarak söylüyorum ki biz standı bulamadık >_< sory arkadaşlar. Selamınızı iletemedim :(

Sonraki durağım GO! Kitaptı. Öyle harika dizilmişlerdi ki.. *_* Bende dayanamadım ve merak ettiğim üç kitabı birden alıverdim. Tanesi 10 tl den. ( Poster de verdiler *_* :D Harika görünüyorlar ) Kapak tasarımlarına öldüm. Mıknatısları desen harika ve inanılmaz uygun fiyata. Kitapların indirimsiz etiket fiyatı da gayet makul. Sevdim seni GO!. Sırada diğer kitapların var ^^

Nemesis Kitap'tan geçerken şöyle bir göz ucuyla bakam dedim ve Christine Bell görünce tabi ki dayanamadım. Aslında dayanamadığım çok şey vardı ama iki taneyle yetinip uslu durdum (: Sürpriz Balayı'yı okumuştum ama arşivimde de olsun istedim. Ve Kiralık Sevgili ise ilk fırsatta elimde ve okunuyor olacak. *_*

Derken bedevinin yolu fuarda Aspendos'a düşer.. Merak ettiğim kitaplar ve kalmadığı için alamadığım ilk kitaplar, tamamlayamadığım seriler.. Mutluluğum azıcık dertli ama fena değil.  ^^

İndirimi benlik olmayan Epsilon'dan almak istediğim Sabrina'mı gittim tee Eğitim Fuarı salonunda bir kırtasiyede buldum :D ehehe hemde ucuzdan biraz pahallı. Yatağımdaki Serserim'de geldiğine göre sevdiğim yazarın sevdiğim serisine devam edebilirimmm *_* yabadabaduuu... (:


İşte böyle çok beklenen ama çabuk biten bir fuardı. Sonundaki mutluluğumla yetiniyorum. Şimdi, internetteki her kitap satan sitede yüklü sepetlerim sıraya girmiş maaş almamı bekliyor. E bir yerden başlamak lazım değil mi ama :D 
12. Bursa Kitap ve Eğitim Fuarı yazım için Tık! Tık!
Herkese Mutlu Günlerr.. ^^ 

2 Mart 2015 Pazartesi

Kargo Günlüklerim! (Dikkat!! Kitap olacak kadar uzun! )

Yine güzel bir gün ve PTT kargonun inanılmaz hızı sayesinde kavuştuğum, mutluluktan öldürecek kıvamda olan kargom.. O gün, bir kısım millet kar tatili sevinci yaşarken, diğer kısımda kar çilesiyle cebelleşirkene, ben mi? Bende, bana gelen harika kargonun tadını çıkartıyordum tabi ki.  ^^
Yazmak için bir hayli bekledim. >_< Anca fırsat buldum sayılır. Malumunuz harika! bir grip salgını var. E gelmişken bizim aileye uğramadan gidemezdi. :V Tarafınca çokça seviliriz de (:
Neyse efenim konuya dönecek olursam, tabi ki kargom, yani aramızda artık geleneksel bir olay halini almak üzere olan hediyeleşmemiz tabi ki Kütüphanemden Kitap Manzaraları'ndan başkasıyla değildi. ♡
Eve geldiğimde kapının önünde beni bekleyen koca kutuyla(gerçekten kocamandı *_*) karşılaşınca üzerine nasıl atladım, nasıl içeri, odama çekip açmaya başladım bilemiyorum. Ağzım kulaklarımla birleşmiş, hatta halay başı olmuş gibiydi. Kargo geleceğini biliyordum ama içerik konusunda birileri bana hayli ketum davrandı. Meraktan çatlatma noktasına getirip yinede söylemedi -_- 
Ama şekilde görüldüğü üzere öğrendim. Ama bu seferde mutluluktan ölebilirim *_* :'(
Kutuyu açarken içine bir sıralama vs. koymamıştı (hiç bana çekmemiiş :V ) Bende direk olarak kitaplara daldım ve onlardan başladım. Kitaplar!!.. Hiçk!! diyerek nefessiz kalmak, tarifi mümkün olmayan hisler duymak.. Her birine ayrı ayrı sarıldım diyebilirim. (Tam bu kısımda minnak bir itiraf. Bir kaç kitabı yüzsüzlük ederek ben istemiş olabilirim. >_< )
 Neyse konuya dönüyorum. İlk olarak kutunun üzerinden bana bakan Lider ile karşılaştım. [Serinin blogumdaki tek yorumlanmış kitabı olan Tuzak için Tık Tık! ] Ahh bu seri benim en sevdiklerim de liderliğe oynuyor. *_* Serimi tamamlamam için son iki kitabım kalmıştı ve ben yüzsüzlük ettim. ): Kütüphanemden Kitap Manzaraları sipariş verecekken ortak oldum. :( İçimde kırıntılarına rastlansa da itiraf ediyorum pişman değilim.. :V
Benim İçin Öl [ilk kitabın yorumu için Tık Tık! ] serisinin bende eksik olan ikinci kitabı ve novellası, son kitabı daha önce Nadir Kitaptan sipariş etmiştim ve böylece serim tamamlandı. Yine bir serim tamamlandı sözü ve yine bir yüzsüzlük portresi olabilir ama çaktırmamaya çalışıyorum :V
Sonraki bu kitaplar ise -biri hariç- sürprizdi *_* 
O 'biri' tabi ki Sherlock'tu. Kütüphanemden Kitap Manzaraları ile bütünleşmiş birkaç seriden sadece biri ve başlamam için teşvik primi niyetine ilk kitabı hediye etti *_* (Kapak rengine bayıldığımı söylemişmiydim *_* )
İtiraf etmeliyim Judith'in okumak istediğim birçok kitabı varken ben hiç başlamadım sayılabilir. Ve Sonsuza Kadar sürecek beraberliğimize bu kitapla başlayacağım *_*
Candace Camp ise KKM'nın sevdiği bir yazardı ve bende çok merak ediyordum. İlk fırsatta okuyacağım kitaplardan biri *_*
 Güllerin Fısıltısı ve Şeytanın Dansçısı, ismen bilip sulanmama rağmen listemin azcık gerilerinde kalmış kitaplardı. Yani hayallerde buluşacaktık-ki bir anda kavuştuk *_* ee ne derler dağ dağa kavuşmaz kitap bana kavuşur *_*
Ve son olarak yukarıdaki resimlerin hiçbirinde olmayan muhteşem kitabımm!!. Ölümcül Oyuncaklar - Gölge Avcısının El Kitabı'mm. Evet resimlerde yok. Çünkü görür görmez saldırdım ve karıştırmaya başladım. O kadar harika ki, tasarımı ve ilgi çekici içeriğiyle.. Resimleri çekerken de karıştırmaya devam ettiğim için tamamen aklımdan çıkmış ve onu koymayı unutmuşum -_- Tamamını okumak için sabırsızlanıyorum *_*
Kitapları kısaca anlattığıma göre, sıra kargodaki diğer can alıcı şeylere geldi demektir *_* 
Bağrıma basaraktan ayrılmayı reddettiğim oyalı yazmamm, KKM'nın biricik annesinden. Sana sürprizi var deyip duruyordu ama görünce çok mutlu oldum ve oyasına, el emeğine düşüncesine hayran oldumm.[Hönkürerek ağlamak istedim :'( ] ellerinden öpesim geldi. Tamam belki elle sınırlı kalmaz birkaç ta yanaktan öpücük çalardım, ama ne yapabilirim? Çok güzel değilmi? ♡_♡
El emeği demişken, bir başka el emeğinden bahsedeyim. Bu da KKM'nın kendi el emeği. *_* Yirim o elleri benn.. 3:) Kitap kılıfımmm *_* Bu günlerde kitap kapakları ailemin yüreğinin kaldırabileceğinden fazlası oldu. Kılıfım sayesinde her kitabı rahatça okuyabilcemm ki benn *_* Ön yüzünü göstermek isterdim ama maalesef. Çünkü çok özell ve kıymetli şeyler işlenmiş *_* Ucu kalpli ayracına ise ayrı öldüm *_*
Tam bir çaykolik olan bendeniz için harika poşet çaylar ve desenine vurulduğum nostaljik demlik kupam *_*
Son olarak ayraçlarımm ve minnak mafi defterimm. Üzerinde ayda oturan kedicikler varr *_* Tabi ki kullanmaya kıyamıycam.. *_* ♡_♡

*****
Yine çok konuştum ama daha az cümleyle anlatılacak bir kargo değildi. İçeriği bir yana, benim için taşıdığı anlamı ve içlerine gizlenmiş minnak notları, KKM'nın yazdığı mesajımsı mektubumm.. Her biri o kadar kıymetli ki.. Saatlerce anlatabilirim. *_* 

Tamam, gözünüz korkmasın çünkü burada kesiyorum. Kendi içimde mutlu olmaya devam edeyimm. ^^
Herkese Benden Çayy
Pardon Keyifli Günler :D



28 Şubat 2015 Cumartesi

KARANLIK ATEŞ - KAREN MARIE MONING (Ateş Serisi )

  " Ölmeyi beklersen, " dedi, "...ölürsün. Düşüncenin gücü, insanların sandığından çok daha büyüktür. "
 Orjinal Adı : Darkfever
Yazar : Karen Marie Moning
Sayfa : 344
Yayın Evi : Epsilon
Çeviri : Aylin Kalav
Tür : Fantastik
Seri Sıralaması : 
1 - Karanlık Ateş 
2 - Kan Ateşi 
3 - İntikam Ateşi 
4 - Rüya Ateşi 
5 - Gölge Ateşi 
*****
Hayatının tek derdinin pembe ojesinin bozulması olan ve bunun böyle sonsuza kadar süreceği güvencesiyle mutlu yaşayan Mac için havuz başında aldığı o telefondan sonra, hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır. Üniversitede okuyan kız kardeşi Alina, vahşice öldürülmüştür. Üstelik cinayet dosyası delil yetersizliğinden kapanmıştır. Ailesi ve Mac bu kayıpları, Alina'ın ölümü karşısında hiç bir şey yapamazlar ve çaresiz bir yas içine girerler. Mac tüm bu süre boyunca bozulmuş olan telefonunun yerine yenisini alır ve tüm yaşananların öncesinde gelmiş bir sesli mesajla karşılaşır. Kız kardeşinin ölümünden bir süre önce gönderdiği bir mesajdır ve Alina onu uyarmaya çalışmıştır. Mac, kardeşinin dosyasının böyle aniden kapanmış olmasını içine sindirememişken, mesaj sonrası yerinde duramaz. Ailesinin tüm itirazlarını göz ardı ederek olayı kendisi çözmeye karar verir ve Georgia'dan Dublin'e gider. 
 Dublin de daha önce fark etmediği değişik şeyler, yaratıklar görmeye başlar. Yolunu kaybettiği bir anda rastladığı kitap evinin sahibi Barrons ile tanışır ve olaylar artık kontrolden çıkmıştır. Bu bilmediği ama bir o kadar dahil olduğu yeni dünyaya alışması gerekmektedir. Bulmaları gereken şey, hem Dünyanın kaderini etkileyecektir, hemde tüm sorularının yanıtı olacaktır. Ancak bu uğurda karşı karşıya gelmek zorunda oldukları doğaüstü yaratıklar vardır..
"Herhangi başka bir insan olsa, köşeyi döndüğü anda bir güç tarafından geri püskürtülmüş gibi hafifçe sarsılıp tökezler ama hemen toparlanıp göremediği şeyin yanından geçip gidebilirdi. Böyle zamanlarda 'ay bana ne oldu anlayamadım... Ayaklarım birbirine dolandı.' Dediğinizi anımsıyorsunuz değil mi? Bence durup tekrar düşünün!"
Sıra dışı bir kitaptı. Yaratıklar ve türleri... Ortaya çıkışları, özellikleri.. Kısaca, heyecanla karışık büyük bir merak duygusuyla sarıldım kitaba ve sayfalar akıp gitti. Çok eğlenceli bir dille yazılmıştı. Çok sevdim diyebilirim. Serinin devamı için sabırsızım çünkü tam yerinde kesmişler. Ne oldu? Ne bitti derken bir baktım ki son sayfa. :P  Bir parmak bal çalındı ağzıma ve devamını istiyorum :D Belki devamında, şu çokça methedilen Barrons'u severim. Şuan için pek ışık yok :v 
Keyifli Günler ^^

 Puanım :



12 Aralık 2014 Cuma

KIR ZİNCİRLERİNİ GEL KİTAP ALIŞVERİŞİ YAPALİM HER YERDE.. KONULU İFLAS BEYANIM :P

   Evet başlıkta da okuduğunuz gibi bu ay zicirlerimi kırdım ve kitap aldım. Ne yazık ki beni kimse durdurmadı. :P 
Her birini farklı yerlerden aldığım, göz kamaştıran kitaplarımla tanıştırayım sizleri. 
Öncelikle Lisa Kleyplas ve Celeste Bradley..
 Yakınlardaki bir AVM'den aldım. Oraya ne almak için gidersem gideyim ilk gezdiğim ve en uzun takıldığım kısım hep kitap reyonu olur. Tabi ki her defasında eli boş çıkarım. :P
Çünkü kitaplar etiket fiyatıyla satılıyor. Çok nadiren kampanya olur. Şansa bak ki bu kez, tam da o kampanyalardan birine denk geldimm.. ^^
 Benim daha öncesinde ismini duysam da okumadığım yazarlar olduğu için, tabi ki işin uzmanlarına danıştım. Kütüphanemden Kitap Manzaraları ve Kitap Tutkusu <3 (whatsapp'ın gözünü seveyim :D ) Bu cici kızları almamı söylediler. Bende bu güzeller güzeli 4 kitaba toplamda 29 tl gibi cüz i bir fiyat verdim.. Pişman değilim ^^
 Evet, gel gelelim sonraki alışverişe. Bu sıkça kitap siparişi verdiğim Türkiye'nin en büyük sahaf ağı olan Nadir Kitap sitesinden. Eksik olan Sabrina'larımı toparlama çabasıyla yaptığım bir alışverişti. İkinci el olmasına rağmen kitaplarım gıcır gıcır. *_*  Okumak için sabırsızım ama serinin ikinci kitabını hala edinemedim :/ 
Bu arada Başka bir serinin de ilk kitabını almış oldum. Ne diyebilirim ki kadının kalemine aşığım . *_*
Araya karışmış olan 'Revenants' serisinin üçüncü kitabı da, seriyi tamamlamış olmamın gururu misali kitaplığımda yerini aldı. İlk kitaba - ki yorumuma buradan ulaşabilirsiniz- bayılmıştım..
Ve son olarak, Bursa'lı, yada şuan Bursa da olanlar için söylemeliyim ki şu sıralar BKM de, alt katlarda yani sahafların olduğu kısımda harika bir kampanya var. Birçok kitap sadece 5.90! BKM'yi gezip aynı kitabın 15 tl olanını gördükten sonra, aynı kitabı alt katta sadece 5 tl ye bulmak güzel bir sürprizdi. 
Yolunuz düşerse uğrayın derim. İşte bende bakmaya doyamadığım o kadar güzel ve okunası kitabın arasından Linda Howard Sweeney  aldım. Sadece bu... :( Gözüm pek çok kitapta kaldı ama başta da söylediğim gibi birazcık iflas ettım. :P 
 Fikir edinmeniz açısından birkaç resim çekmiştim. 
Bunlar BKM Fiyatları;
 



Bunlarda bahsettiğim kampanyadaki kitaplar :) 



 *****
Bitti mi? Hayır :P 
Ama bu kez ben almadım. :) 
Biricik Kitap Tutkusu, nişan çikolatası ve kahvemle birlikte bana bu harika kitapları da göndermiş. *_* 
Elizabeth Hoyt'un Çirkinin Aşığı'nı okumuştum ve bayılmıştım.  
 Hepsi birbirinden güzeller *_*
Son olarak Julia Quın'in bu cici kitabı. Serinin 3. kitabi olmasaydı hemen okuyacaktım.. Şimdi ise karşılıklı bakışıyoruz ama kavuşamıyoruz.. :'(
Kitaplara Bir de bu şekilde bakarak yazıma son veriyorum.
Herkese Bol Kitaplı Günler ve Keyifli Okumalar ^^
Bu arada ; 
Saygılar ;)


27 Ekim 2014 Pazartesi

BOZULAN YEMİNLER - SABRINA JEFFRİES

 " Bu doğru değil," dedi Freddy ciddiyetle. "Sana nasıl baktığını gördüm. Bu bakış benim tabakta son kalan pastırmaya baktığım gibi. Senden hoşlanıyor."
Orjinal Adı : The Truth About Lord Stoneville
Yazar : Sabrina Jeffries
Sayfa : 374
Yayın evi : Epsilon Yayınları
Çeviri : Funda Sularöz

Tür : Tarihi Aşk
*****
Bu sıralar epey tarihi kitap okudum sanırım. Ben ki fantastikten başka şey bilmezdim. Meğer neler kaçırıyormuşum :D
Şu yazımda bahsettiğim gibi bu kitabı bir sahaftan aldım. 
Ve bana tavsiyede bulunan isimlerden biriyle okudum. Kütüphanemden Kitap Manzaraları.. Birlikte kitap okumayı çok seviyorum. Hatta bu duruma aşığım. *_* Kitabı okurken ki heyecanını paylaşabileceğin biri olması çok güzel.
"Bir şey, iyi bir adamın vicdanını rahatsız ediyorsa, dünyanın tüm parası önüne de serilse bu onun sessiz kalmasını sağlamaz. "

On sekizinci yüzyıl başlarında yaşanan trajik bir olay sonucu anne, babasını kaybetmiş olan Oliver ve kardeşleri yetim kalarak büyük anne gözetimine girerler.
 Ölümlerden kendini sorumlu tutan Lord Oliver, annesinin söylediği son sözleri asla unutamaz ve kendisini suçlu ilan ederek babasına benzemeye zorlar. 
O ve kardeşleri tabiri caizse günlerini gün ederler. İsimleri Halstead Hall'un yaramaz çocuklarına çıkar. 
İyice yaşlanıp torunlarının çocuklarını görmekten başka dileği olmayan büyük anne Hell onları zor bir şarta tabi tutar. Hepsi bir yıl içinde evlenmek zorundadırlar. Yoksa tüm mirastan mahrum kalacaklardır. 
Kardeşlerden en büyüğü olan oliver'in evlenmemek için bir plan yapar ve bir genel evin kapısında karşılaştığı, Amerika da ki gemi şirketinin varisi, kayıp nişanlısı Nathan'ı bulmak için İngiltere'ye gelmiş çaresiz güzel Maria ile bir anlaşma yapar. Yardıma karşılık yardım. 
O bir kaç haftada değişen duygulara hiçbiri engel olamaz. Oliver'in Verdiği tüm uğraşlar ve kurduğu planlar tersine döner. Sahte nişanlısı Maria'ya gönlünü kaptırır.   
Gerçekten muhteşem bir hikayeydi. Kısacık bir zaman diliminde okudum. Serinin devam kitaplarını da okumak isiyorum hatta sabırsızlanıyorum diyebilirim. Yazarın kurguladığı karakterler çok eğlenceli. (:
 Ve sanırım En küçük kardeş olan Leydi Celie'da kendimi gördüm :D
Herkese Keyifli Okumalar ^^

Puanım :