Macera etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Macera etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ekim 2015 Pazartesi

KARANLIKTA - LAURA KAYE - (Hearts in Darkness - 1 )


Orjinal Adı : Hearts in Darkness
Yazar : Laura Kaye
Sayfa : 160
Yayın evi : Novella Yayınları
Çeviri : Güneş Demirel
Tür : Aşk, Macera, Yetişkin
Seri ; 
1 - Karanlıkta
2 - Love in the Ligh

*****
Bu kısacık ama bir o kadar vurucu etkiye sahip olan kitabı çok sevdim. Hikayenin, iki karakterin bakış açısını da bizlere sunması çok hoş. Böylece 'karanlıkta' kalan bir kısım olmadı gözümde. 
Kitaplara giriş cümlesi olarak Shakespeare'in sözü konulunca ilk sayfadan kitap benim biriciğim oluveriyor :D Ama bu kitap; o kadarla kalmayan, birkaç saati anlatmış olsa da bizde harika hisler uyandıran ve son sayfayı okurken mutlu bir sırıtış, 'keşke bitmeseydi' ya da ' ikinci ne zaman çıkacak ki??' gibi sitemleri de ardında bırakmış olabilir. ^^
" Aşk gözlerle değil zihinle görür; bu yüzden kanatlı Aşk Tanrısı kördür. "  
Tutku dolu bir asansör macerasına var mısınız?
Makenna bir yandan asansöre yetişmeye, öte yandan da telefonunu ve ardında sürüklediği çantalarını toparlamaya çalışırken kapıyı onun için tutan adamın yüzüne hiç bakamadı. Onun hakkında aklında kalan tek şey kolundaki ejderha dövmesiydi. 
Caden ise gördüğü ilk anda dağılmış olan saçlarına ellerini daldırmak istedi ama Makkenna ya ait aklında kalan tek özelliği kızıl saçlarıydı.
 Asansör hareket etti ve bir anda her şey karardı. 
İki yabancı, birbirini hiç görmemiş iki insan ve birlikte geçirecekleri, ne kadar süreceğini bilemedikleri karanlık saatler. 
Caden korkularını makenna sayesinde yenecek. Makenna ise Caden'ın yanında kimsenin yanında hissetmediği kadar muhteşem hissedecektir. Daha önce kimseyle rahatça konuşamadıkları kusurlarını, korkularını ve anılarını, karanlık her şeyin üzerini örterken rahatça konuşabilecekler ve birbirine hiç olmadığı, hiç kimseyle olamadıkları kadar yakın hissedeceklerdir. 
Peki ışıklar yandığında ve yaşadıkları onca şeyden sonra birbirlerini ilk kez gördüklerinde geriye bunlardan hangisi kalacaktır? 

Puanım;


13 Eylül 2015 Pazar

Aşk ve Para (Stephanie Plum )

Yönetmen : Julie Anne Robinson
Tür : Komedi, Polisiye, Macera
Senaryo : Karen Ray
Yapım Yılı : 2012
Ülke : ABD
Süre : 94 dakika
Oyuncular : 


Jason O'Mara

Daniel Sunjata

Sherri Shepherd

Debbie Reynolds

*****
Boşandıktan sonra ailesinin yanına dönen Stephanie büyük maddi sıkıntılar yaşar ve bir iş aramaya başlar. Kuzeni Vinnie'nın kefalet ofisine kelle avcısı olarak başvurur. Daha önce iç çamaşırı satmaktan başka bir iş yapmamış olan Stephanie için bu bambaşka bir macera olacaktır. Alabileceği dosyalara bakarken lisedeki sevgilisi Morelli'nin de onların içinde olduğunu, başına konulan ödülün hayatını değiştirebilecek kadar büyük olduğunu görür ve peşine düşmeye karar verir. Morelli'yi bulmaya çalışırken kendini onun işlediği, işlediğinin sanıldığı cinayete bulaşmış olarak bulur. Yakalamanın yanı sıra cinayeti çözmek ve Morelli'nin masumiyetini kanıtlamak için uğraşır. Bulduğu tüm tanıklar teker teker öldürülmeye başladığında ise, işler fena halde çığırından çıkacaktır..
Beyaz Yakalı Serseriler kitabını okumasam filmi keşfedebilir miydim bilmiyorum :P ya da kimbilir ne zaman denk gelir de izlerdim. :)
Gerçekten eğlenceli bir yapımdı. Stephanie karakterine Katherine Heigl hayal ettiğimden daha çok yakışmış. Sıkılmadan izledim ve film, devamı çıkarsa tereddütsüz açıp hemen izleyeceğim filmler arasına girdi ^^
Filmimizin Fragmanı;

Ve son olarak filmi izlemek için Tık Tık!!!

 Herkese Keyifli Seyirler ^^

BEYAZ YAKALI SERSERİLER - JANET EVANOVICH (Kelle Avcısı Stephanie Plum - 17 )

 Orjinal Adı : Smokin' Seventeen
Yazar : Janet Evanovich
Sayfa : 336
Yayın evi : Martı Yayınları
Çeviri : Didem Uğur
Tür : Komedi, Polisiye, Macera,
Seri:
17 - Beyaz Yakalı Serseriler * 
18 - Kafası Güzel Serseriler
19 - Notorius Nineteen
20 - Takedown Twenty
21 - Top Secret Twenty-One

*****
Uzun süredir gözümün önünde olduğu halde ertelediğim bir kitaptı. Kapak tasarımı, ismi, konusu çok çekici geliyordu. Bir gün Stephanie Plum, gel kız buraya! dedim ve okumaya başladım diyebilirim. Serinin 17. kitabı olmasından mı neden bilmiyorum ama bir hayli zorlandım. Beynimde iç savaş çıktı. Bazı yerler harika ilerleyip beni heyecanlandırsa da, bazı kısımlar bir o kadar beni yordu. Okurken kendimle cebelleştim. Sürekli bir eksiklikten yakındım ama ne olduğunu çözemeden son sayfaya geldim. Kitabı henüz okumamış olanlara tavsiyem önce Aşk ve Para filmini izleyin ^^ Ben sonradan bulmuş olsam da filmi izleyince her şey yerli yerine oturdu diyebilirim. Sanırım tek tek okunabiliyor olsalar da benim bünye Kitapları seri olarak istiyor :D 
Kızımız evlenmiş boşanmış ve kendini işine adamış acımasız bir kefalet ofisi memuru. Elinden ne vampir kurtuluyor ne de başka biri. Onu korkutabilen tek şey erkek arkadaşının ürkütücü büyükannesi. Kadın bana göre komedi :D Bu arada stephanie nin seçim yapamadığı iki isim var. Biri yakışıklı polis ve görünürdeki sevgilisi Morelli, diğeri ise güvenlik şirketinin karizmatik sahibi Ranger.
 Seçmek bu kadar zorken annesi ve büyük annesi ona yeni bir talip bulurlar. 
Tüm bu karmaşada birde kefalet ofisinin (-ki kendisi oldukça kasvetli bir karavan) bulunduğu arsada cesetlerin ortaya çıkmasıyla her şey iyice karışır. Cinayetlerin sebebini öğrenmeye çalışırlarken olayların boyutu değişecek ve Stephanie için işler hiçte kolay olmayacaktır.. 
"Connie, Lula ve Vinnie çoktan gelmiş, arabalarını sokağın ilerisine park etmişlerdi. Olay yeri inceleme arabası, polis arabası, ambulans, televizyon uydu arabası yoktu. Vay be, cinayetsiz bir gün. Acayip rahatlamıştım."
Ne kadar ilk kitap beni zorlasa da ikinciyi de okuyacağım. Hatta şimdi konu hakkında bir fikrim olduğu için daha rahat ve zevkle okuyacağımı düşünüyorum ^^
Herkese Keyifli Günler :)

Puanım:


6 Eylül 2015 Pazar

Indiana Jones - Kristal Kafatası Krallığı (Nazca Çizgileri - Peru )

 Pazarların vazgeçilmezi olan tv keyfimde bu hafta 'Indiana jones - Kristal Kafatası Krallığı' vardı. 
Bu seriyi her zaman çok sevmişimdir. İlk film olan 'Kutsal Hazine Avcıları' 1981 de gösterime girmiş. Ardından 1984 de 'Kamçılı Adam' , 1989 da ise 'Son Macera' isimli film vizyona girmiştir. aradan uzun bir zaman geçmiş, seri sevenlerine bir armağan olarak 'Kristal Kafatası Krallığı' 2008 de çekilmiş, tabiri caizse gişe rekoru kırmıştır. 
Yönetmen : Steven Spielberg
Tür : Aksiyon, Macera
Yapım Yılı : 2008
Ülke : ABD
Süre : 2 saat 4 dakika
Oyuncular : 
Harrison Ford

Shia Labeouf

Cate Blanchett

Karen Allen

Harika bir konu.. Zamanın ötesinde muhteşem efektlerle bezeli bir yapım, Harrison Ford da hayran olduğum büyük oyunculardan, e hal bu olunca filmi kaçırmadım tabi ki. 
Filmin konusu; Rus ajanlar amerikan üniformasıyla gizli bir üsse girerler. Aradıkları şeyi bulabilmek için Indiana yı kullanırlar. Neticede buldukları şeyin, yıllar önce aradıkları değerli ve efsanevi şey, kristal kafa tası olduğunu öğrenen Jones ve rus ajanlar arasında heyecanlı bir kovalamaca başlar. Gizli şehri bulup ait olanı yerine koymak isteyen jones ile gizli şehrin gücünü eline alarak gizemini çözmek ve dünyaya hükmetmeyi amaçlayan ajanlar arasında heyecan ve gerilim hiç bitmez. :) 
Filmin bir kısmında, gizemli bir bulmacayı çözerek Peru ya giderler. Bulmaca da sadece tanrıların okuyabildiği yazılardan bahsediyordur. Cevap tabi ki de Peru da ki dev boyutta olan çizimlerdir.. 

Evet konuyu saptırmaya başladığım noktalar bunlaarr.. Herhangi bir filmde veya kitapta dikkatimi çeken bir yer şekli ya da tarihten minik bir an olunca hemen araştırmaya başlıyorum. Hatta film devam ediyormuş, kitabın heyecanlı yeriymiş ne çare. Dikkatimi çekende işte bu yer şekilleriydi. Sevgili google amca Peru nun Nazca çölündeki esrarengiz ve gizemini hala koruyan bu dev çizimleri hemen önüme koydu. Sadece çizimler değil, bununla birlikte pek çok enteresan şeyi de öğrenmiş oldum. Bu çizgilerin nasıl veya kimler tarafından yapıldığı pek bilinmese de devasa hatta bazılarının  kilometrelerce uzunlukta olduğu bir gerçek.
İlk çizgi 1926 da keşfedilmiş ve yapımın 16. yüzyıla dayandığı düşünülüyormuş. Yani meşhur inka imparatorluğundan eskiymiş. Zeminde üzerini kaplayabilecek kadar kum olmadığı ve kurak bir iklim olduğu için bozulmadan kalmış. Gerçekten dehşet verici. Nasıl çizmişler? Neden çizmişler? Sanırım asla tam öğrenemeyeceğiz. >_<
İşte çizimlerden bazıları;







Herkese Keyifli Günler ^^



24 Ağustos 2015 Pazartesi

DÖNÜŞÜM - RACHEL VINCENT (Dönüşüm Serisi 5. Kitap)

Orjinal Adı : Shift
Yazar : Rachel Vincent
Sayfa : 413
Yayın evi : Pegasus Yayınları
Çeviri : Esra Doyuk
Tür : Fantastik, Macera
Seri : 
1 - Serseri
2 - Kaçak
3 - Gurur
4 - Tuzak
5 - Dönüşüm *
6 - Lider
*****
Kedilerimi özledikçe bu seriye sardığımı yada bu seriyi okudukça onları daha çok özlediğimi fark ediyorum. :/
 Dönüşüm serisi, özellikle Faythe hakkında pek çok arkadaşımla hemfikirim. Kızı zerre kadar sevmiyor ve çokça kıl oluyorum. -_-  Yinede okumaktan vazgeçemiyorum. Hikayenin özgünlüğü, farklılığı ve akıcılığı beni benden alıyor. Her kitapta bitmeyen bir heyecan dalgası sarıyor. Onca vampir, kurt adam ve fantastik hikayenin yanı sıra kediler bana farklı ve daha çekici geliyor. Gurur sürüsü ve onların içlerindeki kıdem savaşları gerçekten etkileyici. Faythe'nin çokça asi olması da arada insana çekici gelen bir şey. Ama hepsi o kadar -_- 
Kitabin başından sonuna kadar dayanılmaz derecede sinir harbi yaşadım. Dördüncü kitabin son yüz sayfasını hatırlayanlar beni anlayacaktır. >_<  Bazen kitaba dalıp Faythe'i tokatlamak, kendine getirmek, bazen de esas kız olmak dışında ne yaptı ki bu kadar seviliyor diye isyankar tiriplere girmek, bazen de dik duruşu ve başına buyruk halleriyle işte benim kızım diye alkış tutmak arasında gide gele, gide gele kafayı yedim. Zaten punto da küçük. -_-  Gözleri şaşı edercesine sayfaların içine gömülüp çıkamadım kitaptan. Bir bölüm daha okuyayım heyecan yatışsın, bölüm durgun bitsin bende huzurla uyuyayım dedim ama nerdee. Ya bir kitapta hiç mi tempo düşmez? 
Kitabı, yerme ile sevme arası gelgitlerim bittiğine göre konuya geçebilirim.(Biri 'nihayet!' mi dedi? O.o )

" Uğruna savaşılması gereken her şey zordur!"
 Sürü henüz yas tutarken, beklenmedik bir anda Kaci'nin dev bir Gökgürültüsü kuşu tarafından kaçırılmaya çalışılmasıyla işler iyice karışır. Kapıya dayanan savaş yetmezmiş gibi bir de bu kuşlar nereden çıkmıştır ki? Bu güne kadar gören ya da duyan olmadığı gibi haklarında bir şey bilen de yoktur. Tanımadıkları yeni bir düşmanla karşı karşıyadırlar. Gökgürültüsü kuşlarının orta güney gurur bölgesine saldırmasındaki amaç ne olabilir? Faythe sürüsünü kurtarmak için liderlik yolunda önemli kararlar verecektir.
Öte yandan Malone'un sinsi planları da tıkır tıkır işlemektedir. Liderliği Orta Güney Gurur bölgesinin elinden alabilmek için müttefikleri kendine çekmeye ve oy çoğunluğunu sağlamaya çalışmaktadır. Tabi bir de dişi kedileri kendi himayesine geçirerek ailesindeki erkek kedilerle evlendirmek istemektedir. Onun planlarına engel olabilmek gerçekten çok zor olacaktır. (Mendebur kedi ne olacak. -_- )
Bu arada Jace, Marc ve Faythe arasındaki gerilim ise tam gaz devam ediyordur. (Hatta bana daral geldi >_< ) Faythe bir seçim yapmak zorunda kalacaktır. (Bir arkadaşımın* dediği gibi. Kedi değil mi? Nankörlük kanında var. :D )
Cinnetlik bir kitaptı. Lideri okumak için hem çok hevesli, hemde çok kararsızım :D İşin aslı Kitap Tutkusu diretmeseydi Dönüşüm'ü bile henüz okumamış olabilirdim. :D 
Devamı için tekrar gaz verse hiç fena olmaz hani ^^
Herkese Keyifli Günler..

Puanım:


13 Ağustos 2015 Perşembe

YAKUT KIRMIZI - KERSTIN GIER (Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer 1)

Orjinal Adı : Rubinrot - Liebe Geth Durch Alle Zeiten
Yazar : Kerstin Gier
Sayfa : 350
Yayın evi : Pegasus Yayınları
Çeviri : Firuzan Gürbüz
Tür : Fantastik, Aşk, Macera
Seri : 
1 - Yakut Kırmızı
2 - Safir Mavi
3 - Zümrüt Yeşil
*****
Uzun suredir alışveriş sitelerindeki tüm listelerimde, sepetlerim de olan, Gördüğüm her yerde girdiğim her kitapçıda el sürüp hasret giderdiğim serime sonunda bir sahafta kavuşmak nasip oldu.  *_*
Ben almak için ölürken birileri onu ikinci ele vermiş O.o Hemde hiç okunmamış gibi. Sahaf abinin dediğine göre, (dedikoduyu hiç sevmem O:) ) kızın birine doğum günü hediyesi olarak gelmiş ama o istemediği için, okumadan getirmiş bırakmış. Lagnn nasılll didim. Nasıl kıymış. :O Ama kıymasaydı ben alamayacaktım tabisi. O yüzden kız arkadaşımıza buradan coşkulu teşekkürlerimi yolluyorum. :*
Neyse efenim, kitaplarıma kavuşmuş olmanın mutluluğuyla hemen ilk kitaba başladım.. Ve Kısa surede bitti. :( Nasıl okudum, ne zaman bitti anlamadım. 
Konu çok güzeldi. Etkileyici ve heyecanlı ama diziler gibi de tam yerinde bitti. İkinci kitabi merak etmemiz için birçok gizem ve ucu açık konu vardı. Çozüm olarak hemen safir maviye başlamamı öneriyorum kendime :D 

" Sen hazırsan, bende hazırım. "

Gwendolyn, tüm tuhaflıkları ve ailesinden olan farklılıklarıyla on altı yaşında bir lise öğrencisidir. Kuzeninin miras aldığı harika! gen sayesinde zamanda ilk sıçramasını yapmasını bekleyen heyecanlı aile üyelerinin, onu ise yaramaz biri olarak görüyor olamaları umurunda bile değildir. Ta ki o gün, baş dönmesi artık dayanamadığı bir noktaya geldiğinde, kendisini geçmişte buluncaya kadar. Sadece birkaç dakikalık bir şey olsa da gerçeği fark etmiştir. Aile büyükleri bir hata yapmıştır. Çünkü zaman yolcusu olan kuzeni değil kendisidir. Birkaç sıçramanın ardından arkadaşı Leslie nin zoruyla durumu annesine söyler. Annesi ise olmamasını umduğu şeyin başına geldiğini öğrenince kızını hemen mabede, Kronografın olduğu yere götürür. 
Doğumundan itibaren aldığı eğitimin boşuna olduğunu öğrenen Charlotte ise bu armağanın kendisi yerine kuzeni Gwendolyn de olmasına karşı isyanlardadır. Öte yandan annesinin yüzünden hiçbir şey bilmeden büyüyen Gwendolyn olanlara tamamen hazırlıksızdır ve öğrenmesi gereken milyonlarca şey vardır. Yol arkadaşı olan Elmas yani Gideon, ayaklı kütüphane olmanın dışında fazlasıyla da kendini beğenmiştir. İkili, muhafızlar tarafından verilen görev için geçmişe giderken her defasında biraz daha yakınlaşmaktan kaçamayacaklardır. Bu sırada görevi tamamlamanın yanı sıra, kronografla ortadan kaybolan kuzeninin gizemini çözme isteği dayanılmaz bir hal alacaktır. 
"Zaman, çatlaklardan oluşan lanetli kader parçacıkları, düzeltmek için dünyaya geldiğim."
William Shakespeare
Neredeyse tüm kitabı bir kere de anlatacak olmamı bir yana bırakırsak, gözüme yinede eksik gelen bir yorum oldu. Anlatmaya doyamamak bu olsa gerek :D 
 Kitabı sevdim. Konuyu sevdim. Aralara serpiştirilmiş sözleri sevdim. Ben bu aşkla serinin devamını okuduktan sonra tekrar başa sarabilirim. ^^
Herkese Keyifli Günler (:





27 Haziran 2015 Cumartesi

GÜNAHLAR VE İĞNELER - KARINA HALLE

 Orjinal Adı : Sins and Needles
Yazar : Karina Halle
Sayfa : 397
Yayın evi : Novella Yayınları
Çeviri : Ömer Mulazim
Tür : Aşk, Macera, Suç
*****
" Öpücük kısa ve nazikti. Camden kendini geri çekip kız da gözlerini açarken berikinin gözlerinde yalnızca hüzün gördü. Oğlan belki de kızın onu mahvedeceğini şimdiden anlamıştı. "

Okurken başına ekşidiğim kişilere sıkça tekrarladığım cümleler oldu. "Woa!! Ne kadar farklı."  "Süper ilerliyor." "İnanılmaz akıcı." "Konusunu çok sevdim.." diye uzayıp giden onlarcası daha. Yetmezmiş gibi bunun yanı sıra onları maruz bıraktığım tonla alıntı :P O kişiler tabi ki Kütüphanemden Kitap Manzaraları ve Kitap Tutkusu'ndan başkası değil. Onlar henüz okumamıştı ama ben bıktırıncaya kadar devam ettim sanırım. Zihinlerde, kitabın beni ne kadar etkilediğine dair minicik bir fikir oluştuysa , gönül rahatlığıyla konuya geçebilirim demektir :D

Kitap iki bölüm halinde ilerliyor. Eski zaman ve şimdi. Kızımız büyük bir dolandırıcı. İşi aile mesleği olarak devam ettiriyor diyebilirim. Ama son seferinde sert bir kayaya denk gelerek, paçayı kurtarmak için kirlenmemiş olan asıl kimliğine geri dönmeye karar verir. Onu lise döneminde koruyup kollayan amcasının yanına doğru yola çıkar. Nasılsa kasabadaki herkes büyümüş, taşınmış yada artık onu tanımıyordur diye düşünür. Bir kaç ay amcasının yanında kalıp basit bir iş edinerek ortalığın yatışmasını bekleyecektir ama gelir gelmez girdiği kafede karşılaştığı kişi planları alt üst eder. 
Lisedeki en iyi, hatta tek gerçek arkadaşı Camden!. 
Görünüşü eskiden olduğundan çok farklıdır. Onun bu kadar değişmiş olması Ellie'i çok etkiler ve kendini bir anda onunla birlikte Günahlar ve İğneler adlı dövme salonunun önünde bulur.  İkili arasında eski defterlerin farklı boyutları açılır ve bu boyutta çekim kaçınılmazdır. 
" Sen bir üçkâğıtçısın. Bir yalancı. Bir hırsız. İflah olmaz biri. Seni kimse değiştiremez. Kimse kurtaramaz. Dünyaya, sana yaptıklarını ödetmeye çalışarak öleceksin. Ve yalnız başına. "
Bir noktadan sonra, ikisi için kaçınılmaz bir ortaklık başlar ve  peşlerinde olanlardan kurtulmak için ikisininde birbirine ihtiyacı vardır.. 
"Sen bana aitsin Ellie Watt," diye fısıldadı.
Bu kelimeler tıpkı kapanan bir hücre kapısının sesini andırıyordu.
Arkamdan kapanan bir hücre kapısının.
Heyecan, gizlice yapılan planlar ve tutku.. Yıllar sonra görülen hesaplar ve açığa çıkan aşk. 


Her sayfayı ciddi anlamda soluksuz okudum. Daha şimdiden açıp tekrar okuyasım var. Okuduktan sonra kim ne düşünür bilemem ama bence gerçekten muhteşem ve bambaşka bir kitap. Kurgusu, olayların akışı ve finaliyle beni yere serdi diyebilirim. Seri olmasına ise extra sevindim. Umarım ikinci kitapta hemen çıkar. Tadı damağımda kaldı sanki. (:
Herkese Keyifli Günler ^^





15 Mayıs 2015 Cuma

ÖLÜMCÜL OYUNCAKLAR 1 - KEMİKLER ŞEHRİ (Film Yorum)

  

Yönetmen : Herald Zwart
Tür : Aksiyon, Macera, Romantik, Fantastik
Senaryo : Jessica Postigo
Yapım Yılı : 21 Ağustos 2013
Ülke : ABD
Süre :  130 dakika
Oyuncular : 
Lily Collins

Jamie Campbell Bower

Robert Sheehan

Kevin Zegers

Lena Headey

Aidan Turner

Jonathan Rhys Meyers

 *****

Filmi çekilmiş olan kitaplarda, önce kitabi okumak gibi bir alışkanlığım var ve Küller Şehrini bu kadar geç izlememde ki etken kitabi okuyamamış olmamdı. Kaç kez kıyısından geçtim ama dur dedim, izleme..
Ama ne oldu? Kitap bitti ve ben ayni gece filmi izledim. (Yorumuma Şu! linkten ulaşabilirsiniz ^^ )
Film, kitabı okumamış biri için harika olabilir. Ama kitapta anlatılan şekliyle hayal edilen karakterlere birilerini yakıştırmak çok zor oluyor. Tabi ki bende de öyle oldu. Kitabı okumadan önce filmi izleseydim bu kadar hayal kırıklığı yaşamazdım sanırım. Öncelikle Jace hiç hayal ettiğim gibi değildi. (Hayal ettiğim gibi biri var mı? o bile meçhul ya neyse. ) Volturi olmak yakışmıştı ama Jace olmak... :P Yine de hakkını yemek istemem. İdare ederdi (:
 Clary de öyle. :P Kısaca karakterlere alışayım derken, başka konular patlak vermeye başladı. Çoğu kısımda kitaba bağlı kalınırken-ki bazı replikleri karakterle birlikte söyledim neredeyse. Bazı yerlerde de -nasıl olur. Bu kısım böyle olmamalıydı, demekten kendimi alamadım. Ve En merakla beklediğim kısımlar yoktu. -_- Nerede benim vampir motosikletlerim :'( daha pek çok eksik, hayal kırıklığı yaşadım. Hele sonlara doğru bir spoiler yedim ki aman Allah'ım >_< benim gibi önce kitap sonra film diyenler dikkat! ilk üç kitabı okumadan izlemeyin. İstemsizce hevesi kaçıyor insanın. 
Kitabın yorumunu yaptığım için film konusunda detaylara girmeyeceğim. Konu birebir aynı ilerliyor çünkü. 
Filmin en sevdiğim kısmına gelirsem, tabi ki kitapta olduğu gibi; iblis efendilerin bir numaralı ismi Magnus Bane bölümleriydi. 
Karakter için Godfrey Gao seçilmiş ve tam isabet olmuş. mükemmel bir uyum. Hayran kaldım ^^
Kedi gözlerine yandığımm *_* 
Dediğim gibi serinin devamını okuma sebebim olabilir. çok sevdim kendisini ^^ (:
Benden Bu kadar. İçimde kalan herşeyi söyledim sanırım. Dediğim gibi bunlar kendi fikirlerim. Filmi tekrar izleyebilirim. Güzel ve etkileyiciydi ama kitapla kıyaslamaya kalktığımızda çok sönük kalır. 
Filmin trailerı ve izleme linklerini de ekledim.

 Trailer;


 Ve Filmi Türkçe dublaj izlemek için;

Ve benim gibi orjinal dil tercih edenler BU! linkten izleyebilir ^^

Herkese Keyifli Günler ^^