Spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2015 Salı

OTOHAYAT VI - Pickup Truck (Hafif Kamyonet 4x4) 2015 - 2016 Modeller Cenneti

Yine otomobillerle ilgili minik, minicik bir yazıya başlıyorum. (keşke aynı şeyi yorumlarımda da yapabilsem >_< ) 
İşin aslı, artık eskisi kadar otomobillerle ilgilenemiyorum. :/ Bilmiyorum belki aşırı tepki alıp milletin hayretle karşılamasından yoruldum, belki de bir şeyler zamanla azalıyor. 
Ama bu yazıyı yazmaya karar verdiğim her defada, beynimdeki o uykuda olan şeyler uyanıyor. Heyecanlı ve hevesli bir ruh haline bürünüyorum. 
Otomobiller hakkında yeni şeyler öğrenmek, Yeni modelleri keşfetmek beni her zaman, inanılmaz şekilde cezbetmiştir. Hatta okul yıllarında magazin programları yerine otomobil ve teknoloji programları İzleyip F1 takip ettiğim için -ki onu da birkaç yıldır pek takip edemiyorum- dışlanmış bile olabilirim. Bu durum büyüdükçe de değişmedi tabi. İnsanların araba alacakları zaman modeller hakkında soru sorabileceği, sohbet edebileceği biri haline gelmek harika bir şey.. ^_^
Bu tarz bir yazı yazarken hep arada kalıyorum. Acaba modelleri özellik/donanım şeklinde mi tanıtsam yoksa benim gözümden mi anlatsam. Görüldüğü üzere savaşı kendimce yazmak kazanıyor :P
Şu resim sonrası birde klasik pikap modelleri yazasım geldı *_*
Şuana kadar Jepp'lerden, SUV'lerden, markalardan ve tutkunu olduğum klasiklerden bahsettik. Pikaplar da bundan nasibini almazsa olur mu hiç?
 Yurdumun dört bir yani buram buram kar manzaralarıyla bezenmeye devam ederken, öte yandan açan çiçekler de baharın geldiğini ısrarla anlatıyor sanki. Bende kar, tepe, toprak, çamur derken 4x4 devi olarak gördüğüm pikapları bir gözden geçireyim dedim. 
Yeni modeller, yeni heyecanlar ve sahip olamadığım yeni aşklar.. :'(
Geniş bir kullanıcı yelpazesine ve kullanım ağına sahip olan bu tür, gerçekten can yakan modellere sahip.(Beni yaktığı kesin *_* ) Yeni çıkan modellere baktıkça gücün, kıvraklığın, dayanıklılığın ve karşı konulmaz cazibenin büyüsüne kapılıp gidiyorsunuz. İşte o tasarım harikası modellerden bazıları..
Chevrolet Colorado  

Chevrolet Silverado (Chevy = Aşk *_* )
Çif tekerlek *_*

Mitsubishi L200 Triton


Nissan Titan


Nissan Navara


Ram Laramie (Dodge'un-ki artık ismi Ram olarak geçiyor sanırım- bu modeli harika *_* )


Isuzu D-Max


Ford F-150 Raptor *_*



Ford Ranger


Tata Xenon


Toyota Tacoma



Toyota Tundra


Toyota Hilux


Wolkswagen Amarok


Hummer h3t Alpha


GMC Sierra ( *_* )


GMC Canyon


Honda Ridgeline 

Hyundai Santa Cruz Crossover Truck  (şimdiye kadarki modellerin en mini ve vahşisi sanırım *_* )

2015 - 2016 modelleriyle 4x4 lük güzeller geçidi oldu sanki bu ve ne kadar da azmış dimi? Bende aynını düşünmekten kendimi alamıyorum ^^
Herkese Keyifli Günler. (:



14 Şubat 2015 Cumartesi

OTOHAYAT V - 60'dan 70'lı YILLARA ve SUPERNATURAL! (Ve En Klasiğinden AŞK!)

Yazıma bir itirafla başlamak istiyorum.
Yıllar önce Tv de zap yapma şampiyonu olmaya çalışırken, birden 'O'nu gördüm. Gözlerim araba farı misali açıldı ve kilitlendim. Ekrandakinin bir dizi olduğunu fark ettikten sonra ise artık bağımlıydım. Heyecanla bekleyip tadını çıkartarak izlediğim bölümlerin tekrarını bile kaçırmazdım. Tabi ki o dizi Supernatural dan başkası değildi. 
Dizide onu gördüğüm her an, heyecanla karışık mutluluk çığlıklarıma engel olamıyordum. Sanırım aşık olmuştum... 
Hayır. Ben ne Dean ne de Sam hatta Castiel fanı değilim :P [hepsini birden seviyorum 3:) ]
 Ben o harika şeyin, 67 impala'nın fanıydım. Sesi, görüntüsü, karizması... Bittim ben!..
Evet görüldüğü üzere dengesiz biri olarak tabi ki gidip arabaya vuruldum . E dolaylı olarak, yani arabaya gözü gibi baktığı ve ona sahip olduğu için Team Dean oldum sayılabilir :p 
Neyse konuyu fazla dağıtmadan sadede geleyim, gelmeye çalışayım.
 Şu sıra dersti sınavdı kitaptı derken hepsinin içinde tuttum Supernaturalı tekrar izlemeye başladım. Kötümü oldu? Hayııırr. En son 5. sezon sonlarındayken bırakmıştım, bırakmak zorunda kalmıştım :v Şimdi sıfırdan başlamak harika. Supernatural her bölümde sinema etkisi bırakarak beni mutlu ederken diziye yıllar önce nasıl başladığım ise (bkz. yukarıda ↑) her bölümde aklıma geliyor. Nasıl gelmesin o harika makine her bölümde salınıp dururken.. Dean ve Sam in yol arkadaşları. Her bölümün göz bebeği ve dünyanın en önemli arabası; 67 chevy impala, 3023 mm'lik dingil mesafesinde 1755 kg ağırlık ve 155 beygir güç barındıran bir canavar. Zamanın en iyilerinden biri *_*
O yıllarda üretilmiş olan birçok modele hayranım. Impala da bunlardan biriydi. Diziden esinlenerek bu yazıyı yazmaya karar verdim. Şimdi o çeyrek asırlık birkaç yakışıklı ile sizi tanıştırayım ^^
Impala olmasaydı hangi model olurdu sorusuna cevabım tereddütsüz bir şekilde tabi ki 'Mustang'. 
Mustang aşkımı bilmeyen yoktur sanırım. Beni soluksuz bırakabilen nadir makinelerden. Birçok türü var. Gt, Shelby, Fastback.. Tabi ki ben yeni, eski her modele hastayım. Ford 1964 yılında Falcon modelinden esinlenerek Mustang'i çıkardığı, sadece bu modeli piyasaya sürdüğü için bile benim gözümdeki en iyi, marka.. *_*

***
Dodge Charger ( Challenger) ; Etkileyiciler ailesinin gözümdeki bir sonraki üyesi. Klasik oto severler için vazgeçilmez bir araba. günümüzde piyasaya çıkan modelleri de gerçekten etkileyici.   
***
Ve son olarak Chavrolet Camaro. 
Tam burada bir konuya değinip Kısaca bilgi vermek istiyorum; 


1968 model Chevrolet Camaro ss, 1967 Ford Mustang Shelby gt500 ve 1968 Dodge Charger (Challenger) ile muscle car aleminin üç silahşörlerini oluşturur. 
Burada modellerin yeni(nerdeyse yeni) nesillerini görüyorsunuz (:

2011 yılında Chevrolet'nin 100. yılı nedeniyle gerçekleştirilen bir takim etkinlikler içerisinde tüm zamanların en iyi/güzel Chevrolet modeli 1969 Chevrolet Camaro seçilmiş. İnternet üzerinden yapılan online oylama sonrası belirlenen model için yaklaşik 125,000 kisi oy kullanmış. Finale 1969 Camaro ve 1970 Chevelle ss kalmış .4 bölümlük eleme turlarından sonra en çok oyu alan Camaro birinci seçilmiş.
 Ben olsam muhtemelen Impalaya oy verirdim ama bu camaro ya ölmediğim anlamına gelmez. :P Hele yeni modelleri ve makyajlanmış hali beni alır götürür.
***
Son demiştim ama dayanamayıp bir son daha eklemek istiyorum. 
Pontiac!.
 Kendisi bir amerikan otomobil markasıdır. İsmini bir Kızılderili Şefi Pontiac Obwandiyag'dan almış ve General Motors tarafından , ABD'de 1906'dan (ki buda onu, şimdiye kadar saydığım arabaların dedesi yapıyor. ) 2009 yılına kadar üretilmiş sonra kriz sebebiyle üretime durdurma kararı alınmış. 
İzleyenler belki hatırlar, zamanın en harika dizisi Kitt de Maykıl Nayt(^^) abimizin harika arabası da 1982 model bir Pontiac'tı. 
Ben arabayı son olarak Transformers da Jazz karakteriyle gördüm sanırım. :P
 Gerçekten tarz sahibi bir markaydı ve modelleri çok güzel. 

Ve kendimi epey kaptırdığımın farkına varıyorum. Durmalıyım yoksa bu post bitmez. 
Bana tahammül edip, buraya kadar okumuş olanlara saygılar, selamlar.. 
Herkese Keyifli Günler Dilerim. ^^





9 Aralık 2014 Salı

TUTKULU AŞK - RACHEL GIBSON (Chinooks Hokey Takımı Serisi )

 " Virgil yaşlı bir adam" dedi, sesindeki rahatsızlığı gizlemeye gerek duymadan. " Nasıl olur da seni bunun içinden çıkarabileceğini düşünürsün?"
"Bu çok kabaydı," diye fısıldadı kız.
Orjinal Adı : Simply Irresistible
Yazar : Rachel Gibson
Sayfa : 401
Yayın evi : Nemesis Yayınları
Çeviri : Ceren Kahyaoğlu
Tür : Aşk, spor
Seri Sıralaması : 
1 - Tutkulu Aşk
2 - Buzda Aşk
3 - Aşk Seni Bulursa
4 - Aşk Her Yerde 
5 - Aşk Yeniden 
6 - Aşk Ateşi
*****
Georgeanne, beyninde özür olduğunu düşünerek büyümüş ve bu özrü telafi için, her zaman en iyi olmaya çalışmış bir kadındır. 22 yaşındayken dedesi yaşındaki Vigril Duffy ile evlilik planı yapması, hayatını kurtarmanın tek yolunu zengin bir koca gibi görmesi de bu sebeptendir. Fakat son dakikada yaptığı hatayı fark eder ve Virgil'i düğün günü terk eder. Kısaca düğününden kaçar. :P
John, karısının ölümünden sonra iyice içki bağımlısı olmuş bir hokey oyuncusudur. Vigril'in sahibi olduğu takımdadır. Düğünden sıkılıp erken ayrılmak isterken, genç ve güzel bir kadın ondan  yardım ister. O da acıyarak arabasına alır. Kızı sadece telefon edebileceği bir yere götürecektir ama kızın düşük çenesi her şeyi allak bullak eder.. Bu kız tabi ki Georgeanne'dan başkası değildir. 
Georgeanne'nin gevezeliğini görmezden gelebildiğinde ondan ne kadar etkilendiğini fark eder. Aniden oluşan çekime karşı koyamazlar ve birlikte geçirdikleri tek gece hayatlarının ondan sonrasını etkileyecek büyük değişikliklere yol açar.. 
Hayatları için yaptıkları seçimler ve sonuçları..
 Çok çalışarak üstesinden gelemeyeceğimiz bir şey olmadığını anlatmak istemişler sanırım, yada en iyi olmak için tek bir yol olmadığını. Her alanın kendi içinde, bir en iyiyi barındırabileceğini ve yazar bunu en harika şekilde finale bağlamış..
Ah!. Bütün gece ağlayacağım..
 Rachel Gibson'ın okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen devamını istiyorum. *_* 
Herkese Keyifli Günler ^^

Puanım :
 



22 Kasım 2014 Cumartesi

DHOOM 3

" Biz O'nun insanlariyiz.
Bize kim meydan okuyabilir? 
Umudun büneşi altında güneşlenerek,
Demir gibi bir irade ile Her adımda korkusuzca...
Kaderimiz elimizde yazılıdır.
İşte bugün gidiyoruz!.."
 Yönetmen : Vijay Krishna Acharya
Tür : Aksiyon, Macera, Polisiye
Senaryo : Aditya Chopra, Vijay Krishna Acharya
Yapım Yılı : 2013
Ülke : Hindistan
Süre :172 dakika
Oyuncular : 
Aamir Khan,

Katrina Kaif,

Abhishek Bachchan,

Uday Copra

Tabrett Bethell

*****
İzleme listemde başı çektiği halde, anca bugün izleyebildiğim değerli serimin son filmi Dhoom 3..
Her niyetlenişde bir şeyler engel oldu ve ertelendi, ertelendi.. 
Dün gece 'Kamli' klibini bilmem kaçıncı kez izlerken aklıma takıldı. 
Katrina bu dansı ne için yapıyordu. Görsel olarak mükemmel, evet. Ama sebebini de öğrenmek istedim ve işte buradayım.
 Soluksuz derecede harika bir filmdi. Aamir Khan'ın hangi filmi öyle değil ki?.
 Chicago da yıllar önce bir bankaya borcu olan bir sirk, tarihinin en mükemmel ve görülmemiş gösterisini yapar. Ama bu gösteri bankacılar için yeterli değildir. Beş gün içinde her şeyin haciz edilip satılacağını söylerler. Sirkin sahibi oğluyla birlikte onları ikna etmeye çalışır ama adamlar nemrut misali. :/
Çaresizce uğraşan oğlu ikna için yalvarmaya başlar ve bu son noktadır. Baba buna dayanamaz ve silahını çeker, Kendini öldürür!.
Oğlu ise babasının gözleri önünde ölümüne tanık olduktan sonra bir intikam yemini eder.
 Ve bugün yani Yıllar sonra o ünlü bankanın şubelerinden biri ciddi bir soyguna uğrar. Çalınan paranın yani sıra, ciddi de bir zarar vardır ve duvarlara yazılmış Hintçe sözler..
Hindistan'dan işin uzmanları çağrılır.. Tabi ki Dedektif Jix ve adamım Ali.. Soygunun tekrarlanması için kurulan plan geri teper ve hısız gizli kartını iyi kullanır.
Nefes kesen bir kovalamaca ve aksiyonu bol sahneler ve Tüm bunların ardına gizlenmiş olan hüzünlü hikaye...
Aamir Khan gerçekten mükemmel bir oyuncu. Hareketlerini, mimiklerini seyrederken kendimden geçtim resmen. 
Dedektif Jix her zamanki gibi harika. Bence Abhishek, Dhoom'un gerçek başrolü.
Ve ve adamım Ali!. Ya hayranıyım ya. Nasıl özlemişim. Her zamanki gibi yine fırsatını bulduğu her an kurduğu hayalleri ve espri anlayışıyla filmin sert yapısını toparlayan isim.
 Bkz. Sekil A.

Ve son olarak bu bebeğe  değinmeden geçersem ayıp olur tabi ki. BMW'nin harikulade tasarımı. Filmdeki özellikleri olağanüstü derecede imkansız olsa da çok yakışıklı bence. Hiç bir şey yapmasa, sadece hızı ve görüntüsüyle bile ben ona tav olurdum
K1300R;
Kendisi 173 bg gücü ve 243 kilogramlık bir canavar *_* 

Trailer:

Başlangıçtaki müzik, yani Dhoom Machale'in sadece ritim ve topuk dansı ile olan kısmına bayıldım. Senkron mukemmel. *_*
Dhoom Tap (Instrumental)

Buda evrime katkısı açısından Katrinalı haliyle Dhoom Machale;

Ve diğer şarkılar; 
Ben 'Malang'i çok sevdim ^_^

02 - Kamli 
03 - Tu Hi Junoon *
 04 - Bande Hain Hum Uske  *
 05 - Dhoom 3 Overture (Instrumental) 


****
Son olarak, DHOOM 1 ve DHOOM 2 yorumlarım için isimlere Tık Tık!
İyi Seyirler. ^_^